Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/12435 E. 2010/13111 K. 30.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12435
KARAR NO : 2010/13111
KARAR TARİHİ : 30.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.08.2005 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 19.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 21.09.2010 günü murafaa icrasından sonra dosyada görülen eksiklik nedeniyle evrak mahalline iade edilmiştir. Anılan eksikliğin giderilmesinden sonra dosya tekrar Dairemize gönderilmiş olmakla, içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılar, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi vermemişlerdir.
Mahkemece, davacının çekişmeli taşınmazı haricen tapu kayıt maliki olmayan …’dan satın aldığı, dava konusu taşınmazda paydaş olan davalı … ve Celal’in harici satışa muvafakat etmelerinin davacıya temliken tescil isteme hakkı vermeyeceği, bu davalıların paylarının talep miktarı kadar da olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davalı …’nin dava konusu taşınmazda kocası Kamil İnce’den intikal eden 500 metrekarelik kesimi imar uygulamasından önce 17.01.1993 tarihli harici satış senedi ile bayii …’a, onun da 1994 tarihli harici satış senedi ile kendisine sattığını, satın aldığı yere iyiniyetle bina yaptığını ileri sürerek temliken tescil istemiştir.
Türk Medeni Kanununun 724. maddesi hükmü uyarınca taşınmaz mülkiyetinin yapı sahibine verilebilmesi için öncelikli koşul iyiniyettir. Öngörülen iyiniyet de Türk Medeni Kanununun 3. maddesinde hükme bağlanan sübjektif iyiniyettir. Bu kural, malzeme sahibinin, elattığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesi veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşılık bilebilecek durumda olmaması ya da yapıyı yapmakta haklı bir sebebinin bulunmamasını ifade eder.
Somut olayda; 17.01.1993 tarihli harici satış sözleşmesinin yapıldığı tarihte dava konusu taşınmazda davalı …’nin kocası Kamil İnce paydaş olup, dava konusu taşınmaz elbirliği mülkiyet hükümlerine tabidir. Türk Medeni Kanunun 701/2 maddesi hükmünce, elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. Aynı yasanın 702/son maddesi hükmü gereğince elbirliği mülkiyeti devam ettiği sürece, paylaşma yapılamaz ve bir pay üzerinde tasarrufta bulunulamaz. Bu nedenle, elbirliği ortaklarından tümünün katılımı olmadan iştirakçilerden birisi olan …’nin tek başına yaptığı tasarruf işlemi hüküm ve sonuç doğurmayacağından somut olayda sübjektif iyiniyet koşulu gerçekleşmemiştir. Davanın bu nedenle reddi gerekirken, değişik gerekçe ile reddi doğru değil ise de; davanın reddi sonuç itibarıyla doğru olduğundan HUMK’nun 438/son maddesi hükmü uyarınca kararın gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının reddi ile kararır gerekçesinin yukarıda açıklandığı gibi DEĞİŞTİRİLMEK suretiyle hükmün ONANMASINA, peşin harcın istek halinde yatıranlara geri verilmesine, 30.11.2010 tarihinde oy birliği ile karar verildi.