YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12623
KARAR NO : 2011/239
KARAR TARİHİ : 18.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.10.2004 gününde verilen dilekçeler ile elatmanın önlenmesi, kal ve tazminat, birleştirilen davada ise mecra hakkı istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; birleşen davanın kabulüne, elatmanın önlenmesi isteminin konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil isteminin kısmen kabulüne dair verilen 07.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı-davacı vekili tarafından, duruşmasız incelenmesi ise davacı-davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 18.01.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı-davacı vekili Av…. ile karşı taraftan davacı-davalı Hazine vekili Av.Gülderen Şahin geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava ve birleştirilen davalarda Hazine 19 ayrı taşınmaza davalı şirketin haksız elatmasının kal suretiyle önlenmesini ve haksız elatılan yerlerin değerinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Birleşen davada davacı ve davalı … Türk Medeni Kanunu’nun 744. maddesine dayanarak su yolu mecra hakkı tesisi isteminde bulunmuştur.
Mahkemece; … A.Ş tarafından açılan dava kabul edilmiş, bilirkişinin 24.02.2009 tarihli raporunda gösterildiği şekilde mecra hakkı tesisine, 48.152,00 TL mecra hakkı bedelinin birleşen davanın davacısından alınarak Hazineye verilmesine, Hazinenin açtığı dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 9.624,00 TL ecrimisilin 08.01.2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ve davacı …’den alınarak Hazineye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
2010/12623 -2011/239
Hükmü taraflar temyiz etmiştir.
1-Davalı ve birleşen davanın davacısı … A.Ş.’nin istemi su yolu mecra hakkı tesisine ilişkindir. Davanın yasal dayanağının Türk Medeni Kanunu’nun 744. maddesinde aranması gerekecektir. Gerçekten, anılan hükmün ilk fıkrasına göre her taşınmaz maliki uğrayacağı zararın tamamen önceden ödenmesi koşuluyla su yolu, kurutma kanalı, gaz ve benzerlerine ait boruların, elektrik hat ve kablolarının başka yerden geçirilmesi olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür. Uygulamada mecra irtifakından kasıt elektrik, su gibi enerji veya sıvı maddelerin naklini sağlayan tesisattır. Öte yandan, yasanın düzenleniş şeklinden mecra geçirme hakkının sadece komşulara tanınmış bir hak olduğu da anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle, komşu sayılamayacak sınai teşebbüslerin ihtiyaçları sebebiyle mecra tesisini teminen Türk Medeni Kanunu’nun 744. maddesinden yararlanma olanakları yoktur. Bunun dışında tıpkı geçit irtifaklarında olduğu gibi mecra irtifakları da bir taşınmazın ihtiyacını karşılamak içindir.
Bu genel açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa gelince; davada davalı ve davacı …Ş. bir taşınmazın mecra ihtiyacına dayanmayıp sınai teşebbüslerinin ihtiyaçlarını ileri sürerek Türk Medeni Kanunu’nun 744. maddesinden yararlanamayacağından hukuki dayanağı olmayan davanın reddi gerekir.
Mahkemece yapılan bu saptamalar bir yana bırakılarak ve Türk Medeni Kanunu’nun 744/3 maddesi hükmü de gözardı edilerek tescil olanağı ve infazı mümkün olmayacak biçimde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2-Yukarıdaki bozma nedenine göre davalı ve davacı …’nin temyiz itirazları ile Hazinenin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesi gerekmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı ve davalı Hazine yararına BOZULMASINA, 2. bent uyarınca Hazinenin diğer temyiz itirazları ile davalı ve davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 825,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalı davacı …Ş’den alınarak Hazineye verilmesine, peşin yatırılan harcın iadesine, 18.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.