YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13004
KARAR NO : 2010/14360
KARAR TARİHİ : 20.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.11.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 02.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalı yüklenicinin inşa etmekte olduğu 783 ada 533 sayılı parseldeki D Blok 2.kattaki 7 numaralı bağımsız bölümünü adi yazılı sözleşmeyle kendisine temlik ettiğini, ancak tapu kaydını vermediğini, çekişme konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kesin hükmün varlığı nedeniyle reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki 2009/153 esas sayılı dosyadan, davacının davalı aleyhine ödediği satış bedelinin iadesini teminen dava açtığı, açtığı davanın kabul edildiği görülmektedir. Davacı eldeki davasında ise, 7 numaralı bağımsız bölümün adına tescilini talep etmiştir.
HUMK’nun 237.maddesi uyarınca, kesin hükümden söz edebilmek için tarafların, dava konusunun ve davada dayanılan sebebin aynı olması gerekir. Mahkemece kesin hüküm kabul edilen her iki davada, taraflar ve dava konusu aynıdır. Ancak, eldeki davada davacı farklı bir talep ileri sürmüş, 7 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir. Görülüyor ki, bu istek önceki davada ileri sürülmeyen yeni istektir. Dolayısıyla, eldeki davanın konusu bakımından kesin hükümden söz etme olanağı bulunmamaktadır.
Mahkemece yapılması gereken iş, önceki davada ileri sürülmeyen, başka bir hukuki sebeple açılan eldeki dava hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermek olmalıdır.
Bu yön gözardı edildiğinden, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.