Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/13283 E. 2011/155 K. 17.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13283
KARAR NO : 2011/155
KARAR TARİHİ : 17.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.11.2005 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 28.12.1988 günlü satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılardan Hüsnü, davayı kabul etmiş, diğer davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişinin satış vaadi sözleşmesine konu bağımsız bölüm için belirlemiş olduğu 8/18 arsa payının davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan Ayfer temyiz etmiştir.
Davada dayanılan 28.12.1988 günlü satış vaadi sözleşmesinde tarafların ortak murisi Şükran Kahya’nın davacıya, maliki olduğu 202 m2 yüzölçümündeki … sayılı parsel üzerinde inşa edilmiş yapının ileride 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre kurulacak kat irtifakı neticesi 2. katın tamamı ve 2. kata isabet edecek arsa payını satmayı vaat ettiği anlaşılmaktadır. Görülüyor ki, satış vaadinin ifası 724 sayılı parselde kat irtifakının kurulması koşuluna bağlanmıştır. Gerçekten Borçlar Kanununun 149. maddesi uyarınca bir aktin mevzuunu teşkil eden borcun mevcudiyeti meşkuk bir hadisenin tahakkukuna bağlanabilir. Bu takdirde de şarta bağlı akit, ancak şartın tahakkuku anından itibaren hüküm ifade eder. O şart gerçekleşmeden aktin ifası istenemez. Ne var ki, aynı yasanın 154.maddesi gereğince, şartın tahakkukuna iki taraftan biri iyiniyet kaidelerine aykırı bir şekilde engel olmakta ise o şart tahakkuk etmiş kabul edilir.
2010/13283 – 2011/155
Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılması gereken iş, taraflardan şartın tahakkukuna iyiniyet kaidelerine aykırı şekilde engel olunup olunmadığına dair delillerini sorup toplamak, şartın tahakkukuna iki taraftan biri iyiniyet kurallarına aykırı mani olmamakta ise davayı reddetmek, aksi halde davayı kabul etmek olmalıdır.
Değinilen yönlerin inceleme dışı bırakılması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 17.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.