Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/14123 E. 2011/2495 K. 01.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14123
KARAR NO : 2011/2495
KARAR TARİHİ : 01.03.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.05.1996 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka ve muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 01.03.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av…. ile karşı taraftan davacı vekili Av…. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yükleniciye bırakılan bağımsız bölümün temlik edilmesi nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı yüklenici temlik işleminin doğru olduğunu bildirmiştir. Diğer davalı … iyi niyetli kayıt maliki olduğunu, davacının adi yazılı sözleşmeye dayanamayacağını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı yüklenici aleyhine açılan davanın reddine, davalı … hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiş, karar Dairemizin 24.10.2000 günlü ilamı ile ve ilamda yazılı nedenlerle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulmuş, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
Yukarıda belirtildiği üzere davada yüklenicinin temliki işlemine dayanılmıştır. Bu gibi davalarda temlik işleminin varlığını ispat yükleniciye, alacağa hak kazanıldığını ispat yükü ise arsa sahibine karşı yapılır. Dolayısıyla davada 7.10.1992 tarihli sözleşmede arsa sahibi olan …’ın taraf olması zorunludur. Kaldı ki, 10.3.2010 tarihli ara kararında kendisine ödeme yapılacak olan kişi arsa sahibi …’tır.
Diğer taraftan 7.10.1992 tarihli sözleşmede 12. maddesinde eserin teslimi iskan koşuluna bağlanmıştır. Yapıya iskan ruhsatı (oturma ruhsatı) alınmadan sözleşme ifa ile sonuçlanmış sayılamaz. Ayrıca, bilirkişiler yapıdaki eksikliklerin parasal tutarını 5.100,71 TL olarak hesaplamıştır. Sözleşmenin ifa ile sonuçlanması için bu miktarın Borçlar Kanununun 167. maddesi uyarınca davacı tarafından arsa sahibine ödenmek üzere depo edilmesi gerekir.
Mahkemece yapılan bu saptamalar bir yana bırakılarak hükmüne uyulduğu halde bozma kararı yerine getirilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulü doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 825.00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’a verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 01.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.