YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14186
KARAR NO : 2011/566
KARAR TARİHİ : 24.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.04.2010 gününde verilen dilekçe ile tapuda baba adı düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.09.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, Küçükköy’de bulunan dava konusu toplam 46 adet taşınmazın tapu kaydında, murisi annesi …’in yazılı olmayan baba adının “Abdurrezzak” olarak ilavesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Mahkeme tarafından yapılan yargılama ve toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Somut olayda; …’in adına mülkiyetin oluşumunun denetlenebilmesi için taşınmazların tapulama tutanaklarında tapu kayıt maliki görünen …’a ait dayanak tapu kayıtları getirtilmeden ayrıca “Abdülkadir kızı, …” kimlik bilgileri ile nüfus araştırması yapılarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2010/14186 – 2011/566
Bu durumda mahkemece, dava konusu taşınmazlarda kayıt maliki …’in, tapulama tutanaklarında belirtilen edinimine ilişkin dayanak tapu kayıtları tapu sicil müdürlüğünden istenmeli, ayrıca tapu kayıt maliki “…’in” kimlik bilgileri belirtilerek tapu maliki ile nüfus sicilinde aynı kimlik bilgilerini taşıyan herhangi bir şahsın mevcut olup olmadığı sorulup araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Eksik inceleme ve araştırma sonucu, mülkiyet nakline sebep olunacak şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamış, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; kararın gerekçe bölümünde eldeki dava ile ilgisi bulunmayan kişilerle ilgili tespitler yapılması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.