YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14224
KARAR NO : 2011/598
KARAR TARİHİ : 24.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 27.08.2010 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, … parsel sayılı taşınmaz malikinin soyadının düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydında hatalı yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Somut olayda, davacı … parsel no’lu taşınmazda 1680/94080 hisse sahibi olduğunu, baba adının … olarak eklenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece dava konusu taşınmazda davacının hissesi bulunmadığı gerekçesi ile dava reddedilmiştir. Dosya arasında bulunan … parsel nolu taşınmazın tapu kayıtları incelendiğinde, davacının taşınmazda hissedar olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak davacının murisi olduğunu iddia ettiği …’nun taşınmazda 1680/94080 hissesi bulunmaktadır. Ayrıca dosya arasındaki nüfus kayıtlarından davacının murisi …’nun baba adının … olduğu, davacının baba adının ise … değil … olduğu
görülmektedir. Bu bilgilerden davacının amacının … parsel no’lu taşınmazın tapu kaydına murisinin baba isminin eklenmesi olduğu ve dava açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacıya dilekçesi açıklatılmadan ve dava dilekçesinde maddi hata yapıldığı düşünülmeden işin esasına girmek gerekirken dava açma ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.