YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14267
KARAR NO : 2011/382
KARAR TARİHİ : 19.01.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : … VD.
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 04.05.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.09.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit irtifakı kurulması istemine ilişkindir.
Davalı Köy, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, bilirkişinin 15.07.2010 tarihli rapor eki krokisinde A harfi ile işaretlediği taşınmaz bölümü üzerinden davacıların 7 parseli lehine geçit kurulmuştur.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten
2010/14267 – 2011/382
kaçırılmamalıdır. Bu bakımdan denilebilir ki, bu gibi davalarda dava konusu üzerinde davacının tam bir tasarruf yetkisi yoktur.
Somut olaya gelince; dosyada toplanan bilgilerden dava dışı 6 ve davacıların maliki oldukları 7 parselin önceden bir bütün olduğu, davacıların babaları tarafından bölündüğü ve 7 parselin davacılara verildiği, 6 parselin ise davacıların babaları olan Şahin Erdem adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. 6 ve 7 parseller bir bütünden bölünme olduklarından davacıların yol ihtiyacı fedakarlığın denkleştirilmesi ve komşuluk hukukunun genel ilkeleri karşısında 6 parselden sağlanmalıdır.
Mahkemece yapılması gereken iş; 6 parsel maliki aleyhine dava açmak üzere davacılara uygun bir süre vermek, açılırsa o davayı eldeki dava dosyası ile birleştirmek ve davacıların maliki olduğu parsel geçit ihtiyacını 6 parsel üzerinden karşılamak olmalıdır.
Yukarıda yapılan saptamalar bir yana bırakılarak geçit irtifakının davalı köyün maliki olduğu 1 parselden karşılanması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 19.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.