Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/14397 E. 2011/133 K. 17.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14397
KARAR NO : 2011/133
KARAR TARİHİ : 17.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.11.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.09.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vakıf, vakıf isminin şahsiyet kütüğünde ” … …, …, … Kiliseleri ve İlkokulları Vakfı” olarak düzeltildiğini belirterek dava konusu taşınmazda malik isminin yapılan düzeltmeye uygun olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, düzeltmenin idari bir işlemle yapılabileceğini açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, istek hüküm altına alınmıştır.
Hükmü davalı idare temyiz etmiştir.
Tapu kayıtlarındaki düzeltme davalarında amaç; kayıtlarda sicildeki bilgilere rağmen herhangi bir nedenle hatalı yazılan bilgilerin sicildeki bilgilere uygun hale getirilmesi ve bu suretle düzenli tapu sicilinin tutulmasının sağlanmasıdır.
Somut olayda; çekişme konusu taşınmazın tapuda malikinin “…ta …, … Kilisesi Vakfı” olduğu ancak vakıf isminin değişik şekilde anıldığından isimde düzeltme yapılarak en son vakıf şahsiyet kütüğüne “… … …, …, … Kiliseleri ve İlkokulları Vakfı” şeklinde yazıldığı anlaşılmaktadır. Görülüyor ki; vakıf
2010/14397-2011/133
isminde tapu kaydının malik hanesinin belirlenmesinden sonra düzeltme yapılmıştır.
Vakıf isminde sonradan yasaya uygun şekilde yapılan düzeltmeyle isim değişmiş ve bundan dolayı da tapu kaydındaki malik bilgilerinin düzeltilmesinde zorunluluk ortaya çıkmışsa, tapu kaydı malik bilgilerinin düzeltilmesi ancak malikin isim değişikliği gerekçe gösterilerek idareden talep edilebilir. Bu durumda davacı vakıf idari makamın görevine giren bir hususu mahkeme önünde dava konusu yapmıştır. O halde açılan davanın HUMK.nun 7. maddesi gözetilmek suretiyle yargı yeri nedeniyle reddi yerine, istemin incelenerek hükme bağlanması doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 17.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.