Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/14415 E. 2011/2492 K. 01.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14415
KARAR NO : 2011/2492
KARAR TARİHİ : 01.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.10.2004 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali tescil ve tazminat, birleştirilen davada davacı … tarafından verilen 27.11.2007 günlü dilekçe ile de elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 14.09.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı/davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 01.03.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı/davalı vekili Av…. ile karşı taraftan davalı/davacı vekili Av…. geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil ile gecikmeden kaynaklanan tazminat alacağı istemlerine ilişkindir.
Birleşen davada davalı arsa sahibi, mülkiyet hakkına dayanarak taşınmaza haksız elatmanın önlenmesini ecrimisil tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile davalı ve birleşen davanın davacının haksız elatmasının kaldırılmasına, ıslah yoluyla artırılan 37.612,50 TL ecrimisilin davacı ve birleşen davanın davalısından tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ve birleşen davanın davacısı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriği ile özellikle eserin ifa ile sonuçlanmaması sebebiyle arsa sahibi olan davalı ve davacı, Borçlar Kanununun 167.maddesinden yararlanarak sözleşmenin akidi olan tarafa karşı ileri sürebileceği bütün def’ileri yükleniciden temlik alan üçüncü kişiye karşı da ileri sürer hale geleceğine göre davacı ve birleşen davanın davalısının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları ile arsa sahibi davalı ve davacının bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Birleşen davanın konusu mülkiyet hakkına dayalı haksız elatmanın kaldırılması ve ecrimisil tahsili istemlerine ilişkindir. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, arsa sahibi tarafından yüklenici aleyhine sözleşmenin feshi istemiyle dava açıldığı, açılan bu davanın … 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/670 esasında kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı ve birleşen davanın davalısı yüklenicinin yaptığı 12.08.2002 tarihli temlik işlemine dayanmaktadır. Başka bir anlatımla, yüklenicinin yaptığı temlik işlemi Borçlar Kanununun 162. ve 163.maddeleri hükümleri karşısında geçerlidir. Yüklenici ile arsa maliki arasındaki 27.01.1997 tarihli arsa payı karşılığı sözleşme ayakta kaldığı sürece, davacı ve birleşen davanın davalısı yapılan temlik sebebiyle bu sözleşme hükümlerinden yararlanır. Dolayısıyla, sözleşmenin feshine ilişkin dava arsa sahibi lehine sonuçlanmadan, davacı ve birleşen davanın davalısının taşınmazı elinde bulundurması sözleşmeden kaynaklanan bir haktır. Bu nedenle, davacı ve davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesi olanaklı bulunmadığı gibi, aynı nedenlerle haksız bir işgal de söz konusu edilemeyeceğinden, davacı ve birleşen davanın davalısının ecrimisil ödemesi de gerekmez.
Mahkemece bu saptamalar bir yana bırakılarak, birleşen davanın reddi yerine, birleşen davadaki isteklerin yazılı olduğu şekilde hüküm altına alınması yanlıştır.
Karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalının diğer temyiz itirazlarının, davalı ve birleşen davanın davacısı arsa sahibinin bütün temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte açıklanan nedenlerle davacı ve birleşen davanın davalısı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin asıl davanın davalılarından alınarak davacı-birleşen davanın davalısı …’ye verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 01.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.