YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14555
KARAR NO : 2011/574
KARAR TARİHİ : 24.01.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 11.09.2007 gününde verilen dilekçe ile yola elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.09.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, taşınmazına ulaşımı sağlayan yolun davalı tarafından tel çekmek suretiyle daraltıldığını belirterek, yola vaki müdahalenin men’ini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Mahkemece yargılamanın bitirildiği 13.09.2010 tarihli oturumda oluşturulan kısa kararın ikinci paragrafında kısaca “…28.05.2010 tarihli bilirkişi raporunda … ada … parsele (A) harfiyle gösterilen 120,38 m2 miktarında, … ada … parsele (B) harfiyle gösterilen 52,08 m2 miktarında, … ada … parsele (C) harfiyle gösterilen 3,7 m2 miktarındaki müdahalesinin men’ine” şeklinde, sonradan yazılan gerekçeli kararda ise “…28.5.2010 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 120,38 m2 miktarında yine davalıya ait … ada … parsel yönünden aynı krokide (C) harfi ile gösterilen 3,77 m2 miktarındaki yola vaki müdahalesinin men’ine” şeklinde hüküm kurulmuştur. Kısa kararda (B) harfi ile gösterilen yerden de müdahalenin men’ine karar verilmiş, gerekçeli karar da ise (B) harfi ile ilgili kısım hakkında hüküm kurulmadığı görülmüştür.
2010/14555 – 2011/574
Tefhim olunan kısa karar ile gerekçeli kararın farklı olduğu anlaşılmıştır. 10.04.1992 tarihli, 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı ile kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı; bozmadan sonra yerel mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile vicdani kanaatine göre karar verebileceği öngörülmüştür.
Bu itibarla kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 24.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.