YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14568
KARAR NO : 2011/808
KARAR TARİHİ : 26.01.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 02.11.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 748. maddesi gereğince komşu taşınmaza geçici olarak girme hakkı istemine ilişkindir.
Davalı, davacının yapacağını bildirdiği iş ve işlemlerin taşınmazına zarar vereceğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, davalının davacının çatısını yapmasına engellemeye yönelik elatmasının önlenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Davadaki istemin dayanağı Türk Medeni Kanununun 748. maddesidir. Anılan hükme göre bir taşınmaz malikinin taşınmazını işletme veya iyileştirme ya da taşınmazı üzerinde yapı yapma amacıyla komşu taşınmaza geçici girme hakkı tanınmıştır. Bu haliyle dava, mahkemenin yorumladığı gibi bir elatmanın önlenmesi davası değil, komşu taşınmazına geçici olarak girme hakkına ilişkindir. Yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre de davacının işletme ve iyileştirme maksadıyla davalı taşınmazına girme zarureti ortaya çıkmıştır.
Yapılan bu saptamalara göre davalının diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır. Ancak;
Özellikle HUMK’nun 389. maddesi uyarınca verilen kararlarda iki tarafa tanınan haklar ve yüklenen borçların şüphe ve tereddütü gerektirmeyecek
2010/14568 – 2011/808
şekilde açık olarak yazılması gerekir. Aksi halde taraflar yeni bazı uyuşmazlıklar içine düşer ve bir davadan yeni bazı çekişmeler doğabilir. Kurulan hüküm değinilen bu kurala uygun düşmemiştir.
Mahkemece yapılması gereken iş; yerinde yeniden keşif yapılarak bilirkişiye davalı taşınmazına zarar vermeden davacının yapmasında zaruret bulunan iş ve işlem kalemlerini açıkça tespit ettirmek, bu işlemlerin yapılması için gerekli sürenin ne olacağını saptamak ve işin hangi mevsimde yapılmasının uygun bulunduğunu belirletmek, alınacak rapor hükmün eki sayılarak rapor doğrultusunda ve belli bir mevsim ve zamanla sınırlı olmak üzere davacıya davalının maliki olduğu taşınmaza geçici girme hakkı tanımak olmalıdır.
Eksik inceleme ve araştırmayla ve davanın nitelendirilmesinde yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 26.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.