Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/14636 E. 2011/552 K. 24.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14636
KARAR NO : 2011/552
KARAR TARİHİ : 24.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mah. Sıf.)

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.03.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yapı ortaklığına kabul nedeni ile tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek yapılan ödemelerin ve faydalı ve zorunlu giderlerin tahsili istemlerine ilişkindir.
Davalı, yapılan ödemelerin davacıya iade edileceğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece harici satışa değer tanınamayacağından bahisle tapu iptali ve tescil istemi reddedilmiş, ikinci kademedeki istek hüküm altına alınmıştır.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davalının aynı zamanda arsa sahibi sıfatı ile malik olduğu taşınmazlar üzerine yüklenici sıfatı ile inşaat yaptığı, yapmakta olduğu, binalara yapı ortaklığı modeli ile üçüncü kişileri dahil ettiği, bu şekilde sağladığı finansla inşaatları yürüttüğü anlaşılmaktadır. Davalı aynı zamanda yüklenici sıfatı taşıdığından Borçlar Kanununun 162 ve 163. maddeleri gereğince üçüncü kişilere yaptığı temlik işlemleri hüküm ve sonuç doğurur. Dolayısıyla orta yerde tapulu taşınmazın haricen satılması değil yüklenicinin yaptığı bir temlik işlemi bulunmaktadır. Davacı bu temlik işlemine dayanarak mahkemeden tescil isteyebilir.
2010/14636-2011/552
Ne var ki, dayanılan sözleşmede temlikin … Blok 1.Kat 3 numaralı, bağımsız bölüm için yapıldığı, davacının fiilen … Bloktaki 1.kattaki 1 numaralı bağımsız bölümde oturduğu anlaşılmaktadır. Görülüyor ki, sözleşmenin konusunda belirsizlik bulunmaktadır. Davacı konusu belirsiz sözleşmeye dayanarak mülkiyet aktarımı isteyemeyeceğinden bu talebin reddi sonuç olarak doğrudur.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının bütün temyiz itirazlarının reddi ile sonuç bakımından usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, 24.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.