YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14810
KARAR NO : 2011/847
KARAR TARİHİ : 27.01.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 07.10.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.07.2010 günlü hükmün davacı tarafından temyizi üzerine temyiz isteminin reddine dair verilen 30.09.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalıların maliki oldukları… parsel sayılı taşınmazdaki inşaatın kadim köy yoluna taşkın olduğunu ileri sürerek, elatmanın önlenmesini ve binanın taşkın kısmının kal’ini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, inşaata başlamadan önce ölçüm yaptırmaları, bina ve taşkın kısmın değeriyle zemin değeri kıyaslandığında davalıların iyiniyetli oldukları gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş; davacının hükmü temyizi üzerine de, temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
HUMK’nun 427/2 maddesinde miktar ve değeri belirli bir miktarın altında kalan (eldeki davanın karar tarihi itibariyle 1.430TL) taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin kararların kesin olduğu düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davanın konusu taşınmaz mal mülkiyetine ilişkindir. Bu nedenle, mahkemenin kararın kesin olduğu gerekçesi ile davacının temyiz isteminin reddine dair 30.09.2010 tarihli kararı bozularak kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacıya Tebligat Kanunu’nun 21 ve Tebligat Tüzüğü’nün 28/1. maddelerine uygun gerekçeli karar tebliği yapılmadığından temyiz istemi süresinde kabul edilerek, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi.
2010/14810 – 2011/847
Dava, köy yoluna elatmanın önlenmesi ve kal istemlerine ilişkindir.
TMK’nun 715 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16/B maddesi gereğince yollar kamu malı niteliğinde olup yararlanılması genele aittir. Bu nitelikteki taşınmazlar özel mülkiyete konu teşkil etmez. Sadece haritasında gösterilmekle yetinilir.
Somut olayda, tapu kaydından, … parsel sayılı taşınmazda davalıların paydaş oldukları anlaşılmaktadır. Getirtilen paftada da dava konusu yerin yol olduğu görülmektedir. Keşif sonrası düzenlenen 17.07.2009 ve 11.06.2010 tarihli fen bilirkişi raporlarında, … parsel sayılı taşınmazda inşa halindeki binanın yola 4metrekare taşkın olduğu belirtilmiştir. Yollar, paftasında işaretlenerek, kamunun yararlanmasına bırakılır. Davalıların yaptıkları binanın, kamunun kullanımına sunulan yola taşkın olduğu bilirkişi raporlarında açıkça belirlendiğinden, mahkemece davanın kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 27.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.