Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/14902 E. 2011/955 K. 31.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14902
KARAR NO : 2011/955
KARAR TARİHİ : 31.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.01.2007 gününde verilen dilekçe ile tespit, Türk Medeni Kanununun 724.maddesi gereğince temliken tescil, değilse tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tazminat davasının kısmen kabulüne, diğer taleplerin reddine dair verilen 01.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili ve davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, kayınpederi olan davalı adına tapuda kayıtlı … parsel sayılı taşınmaz üzerine davalının izni ve bilgisi dahilinde iyiniyetle kat ilavesi yaptığını belirterek Türk Medeni Kanununun 724. maddesi gereğince 3. katta bulunan bağımsız bölümün adına tescilini, olmadığı takdirde arsa payı verilmesini, olmadığı takdirde tazminat istemiştir.
Davalı vekili, davacının tescil taleplerinin Türk Medeni Kanununun 723. maddesi hükmüne ve Kat Mülkiyeti Yasasına aykırı bulunduğunu, davacının ancak yapmış olduğu tamamlayıcı işlerin bedelini isteyebileceğini, davacının hiçbir katkısı olmadan binayı bitirip her çocuğuna oturması için birer kat verdiğini, mülkiyet hakkını devretmediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tazminat davasının kısmen kabulüne, 16739 TL tazminatın davalıdan tahsiline, ıslah yoluyla faiz istenemeyeceğinden bu talebin ve davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve davalı vekili ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2010/14902 – 2011/955
2-Davacının öncelikli isteği binanın 3. katı ile ilgili temliken tescil istemidir. Önceden başkası tarafından yapılan binada kat yapmak Türk Medeni Kanununun 724. maddesi anlamında bina yapmak sayılamaz. Bu nedenle temliken tescil isteminin reddi doğrudur. Ancak mahkemece tanık ifadeleri değerlendirilerek davacı tarafından yapılan imalat ve inşaat bedelinin tahsiline hükmedilmiş ise de, davacının 30.06.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile istediği tazminat bedeline faiz yürütülmesi talebi reddedilmiştir. Davacı dava dilekçesi ile faiz talebinde bulunmasa dahi aynı davada ıslah yolu ile faiz isteyebilir. Davacının faiz talebinin reddi doğru değildir. Islah tarihinden itibaren hükmolunan alacağa faiz hükmedilmesi gerekir. Hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 31.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.