YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1525
KARAR NO : 2010/2650
KARAR TARİHİ : 11.03.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.09.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki hatalı işlemin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 08.03.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, mahkemece verilen fakat kütüğe işlenmesi hata ile unutulan ihtiyati tedbir kararının 7838 sayılı parselin tapu kaydı üzerine işlenmesi, kütük üzerinde belgelere aykırı olarak davalılardan … adına tescili yapılan taşınmazın tapu kaydının düzeltilmesi istemiyle açılmıştır.
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece dava reddedilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
“Kütük, Yevmiye Deftere ve Yardımcı Siciller Üzerindeki Düzeltmeler” başlıklı Tapu Sicil Tüzüğünün 85.maddesi hükmüne göre “Kütük üzerinde belgelere aykırı tescil veya yazımın düzeltilebilmesi için ilgililerin yazılı olurunun alınması ve yevmiye defterine kaydedilmesi gerekir. Belgeye aykırı yazımın veya tescilin düzeltilmesine ilgililerden birisinin yazılı oluru olmazsa, müdür defterdarlık veya malmüdürlüğünden düzeltme için dava açılmasını talep eder. Hazine avukatı bulunmayan yerlerde bu düzeltmeler için müdürlük tarafından re’sen dava açılır. İkinci ve üçüncü fıkralardaki durum, ayrıca kütük sayfasının beyanlar sütununda belirtilir. Kütük, yevmiye defteri ve yardımcı sicillerde belgesine aykırı olarak basit yazım hatası yapıldığını tespit edilmesi halinde müdür tarafından nedeni düzeltmeler sicilinde açıklanarak re’sen düzeltme yapılır.” Görülüyor ki davadaki istemin dayanağı Tapu Sicil Tüzüğünün 85. maddesidir. Düzeltmeden maksat tapu kütüğü yevmiye defteri ve yardımcı sicillerde belgelerine aykırı olarak tescil edilmiş veya yazılmış bir kaydın belgelerine uygun olarak düzeltilmesidir. Kuşkusuz ayni hakkın kütüğe
tescil yolu ile yazılması halinde kural olarak böyle bir tescile dayanan iyiniyetli kişinin iktisabı korunur. Fakat tescilin yanıbaşında bir de bunun haklı bir sebebe dayanması ve tescil talebinin o hak üzerinde tasarruf yetkisine sahip olan kimse (TMK.m.1013) tarafından yapılmış olması şarttır. Yetkisiz bir kimse tarafından yapılan talep veya haklı bir sebep olmadan yapılan bir tescil hakkı iktisap ettirmez.
Tapu Sicil Tüzüğünün 85.maddesi ve mülkiyet hakkının kazanılmasına ilişkin bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Nevşehir 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.07.2005 tarihli kararı ile dava konusu 7838 sayılı parsel de dahil bazı taşınmazların kaydına tedbir şerhi konulmasına karar verilmiş, bu karar yetkili tapu sicil müdürlüğüne aynı tarihte gönderilerek 3382 yevmiye numarası ile yevmiye defterine işlenmiştir. Ancak, diğer taşınmazların tapu kaydına tedbir şerhi konulduğu halde 7838 sayılı parselin tapu kaydına bu şerh işlenmemiş taşınmaz 7.7.2005 tarihinde … tarafından davalı …’a tapuda satılmıştır. Yapılan satış işleminin yevmiye defterine alınan tedbir kararına aykırı olduğu ve kütüğün düzeltilmesi gerektiği ortadadır. Çünkü, eğer diğer taşınmaz kayıtlarına olduğu gibi mahkemenin ihtiyati tedbir kararı işlenmiş bulunsa idi davalılar arasında satış işlemi yapılamayacak mülkiyet …’a geçmemiş olacaktı. Tescilin haklı bir sebebe dayanmaması ve tescil talebinin mevcut ihtiyati tedbir kararı sebebiyle o hak üzerinde tasarruf yetkisine sahip olmayan kişi tarafından yapılması nedeniyle mahkemece hem ihtiyati tedbir şerhinin işlenmesine hem de belgelere aykırı yapılan tescil işleminin düzeltilmesine karar verilmesi yerine davanın bir tapu iptali ve tescil davası olarak nitelendirilmesi suretiyle istemin reddi doğru değildir.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 11.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.