Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/1882 E. 2010/2780 K. 15.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1882
KARAR NO : 2010/2780
KARAR TARİHİ : 15.03.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.02.2008 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; müdahalenin meni talebinin kabulüne dair verilen 17.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Davacı, dava konusu 1779 parsel numaralı taşınmazına davalının haksız olarak tuvalet inşa edip, hafriyat döktüğünü belirterek elatmanın önlenmesi ve kal isteminde bulunmuştur.
Davalı 11.04.2008 tarihli cevap dilekçesinde; davayı kabul ettiğini ve dava konusu yeri terkettiğini bildirmiş; ilk celsede, dava konusu tuvaleti yıktığını, masraf ve ücreti vekaleti kabul etmediğini savunmuştur.
Mahkemece davalının elatmasının önlenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekili tarafından kal istemi konusunda karar verilmediği ve yargılama giderlerinden davalının sorumlu olduğu belirtilerek temyiz edilmiştir.
HUMK’nun 94. maddesi gereğince davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması için dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması ve ilk celsede de davayı kabul etmiş olması gereklidir. Davalı davanın devamı sırasında dava konusu tuvaleti kaldırdığını savunmuş ancak davacı bu hususun keşif yapılmak suretiyle belirlenmesini talep etmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece davalının dava konusu tuvaleti kaldırıp kaldırmadığı açıkça belirlenmeli; kaldırılmamış ise davacının kal talebi hakkında da karar verilmeli, kaldırılmış ise masraf ve vekalet ücreti yukarıda açıklanan yasa hükmü ve davalının beyanı da gözetilerek hüküm altına alınmalıdır.
Değinilen hususlar gözardı edilerek hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 15.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.