Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/2122 E. 2010/2797 K. 16.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2122
KARAR NO : 2010/2797
KARAR TARİHİ : 16.03.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.07.2009 gününde verilen dilekçe ile muarazanın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın görev yönünden reddine dair verilen 08.09.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, yola müdahale ettiği gerekçesiyle davalı tarafından şikayet dilekçesi verilerek yaratılan muarazanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, dava konusu yerin davacıya ait olduğunu, şikayetinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, muarazanın giderilmesi isteğine ilişkin davaya bakmakla asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
HUMK’nun 76.maddesi gereğince bir davada olayları anlatmak taraflara hukuki nitelemeyi yapmak hakime aittir. Dava dilekçesi, davalının beyanı ve dosyaya sunulan kanıtlar değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık, fiilen yol olarak kullanılan 11.77 m2’lik kısmın davacıya ait 34 parsel numaralı taşınmaz kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesine ilişkindir. Bu nedenle dava mülkiyet hakkından kaynaklanan elatmanın önlenmesi isteğine ilişkin olup, HUMK’nun 1.maddesi gereğince görevli mahkeme, dava olunan şeyin dava tarihindeki değerine göre saptanmalıdır.
O halde mahkemece, uyuşmazlığa konu olan 11.77 m2’lik yerin değeri belirlenmeli, bu değer davanın açıldığı tarih itibariyle de 7.080 TL’nin üzerinde ise görevsizlik kararı verilmeli, aksi halde işin esasına girilerek toplanacak deliller doğrultusunda bir hüküm kurulmalıdır.
Tüm bu hususlar gözetilmeksizin yazılı gerekçeli ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatırana istek halinde geri verilmesine, 16.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.