YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2149
KARAR NO : 2010/2472
KARAR TARİHİ : 08.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili tarafından, davalı … aleyhine 19.11.2003 gününde verilen dilekçe ile gayri menkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil; birleşen davada davacılar … vd. tarafından davalı … aleyhine 19.11.2003 tarihli dilekçe ile gayri menkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl davada davacı …’in, birleşen davada davacı …’in 1000/14748 hisselerinin tespitine diğer taleplerin reddine dair verilen 20.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ile duruşmasız temyizi davalılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 08.12.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Av. .. ile karşı taraf davalılar vekili Av. … geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare eksiklik nedeniyle dosyanın mahalline iadesi sonrası dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Mahkemenin 2003/769 Esasında kayıtlı davada davacı … davalı …’ün paydaşı bulunduğu 4204 m2 yüzölçümündeki 5188 sayılı parselden 250 m2 kısmını 28.09.1998 tarihli satış vaadi sözleşmesiyle satmayı vaat ettiğini, bu hisseye karşılık gelen payın adına tescilini, 26.05.2004 günlü ıslah dilekçesinde ise 5188 sayılı parsel üzerine inşaat yapıldığını, satışı vaat edilen hisseye karşılık yapının A bloktaki 5, D Bloktaki 6 nolu dairenin tamamı ve E Bloktaki 1 numaralı bağımsız bölümün yarı payının
adına tescili gerektiğini belirterek bu bağımsız bölüm tapularının iptali ile adına tescilini,
Birleştirilen 2003/866 Esas sayılı dava dosyasında ise, davacılar İnci ile …, 5188 sayılı parseldeki davalı …’in payından 250 m2 kısmının bu kişi tarafından 28.09.1998 günlü satış vaadi sözleşmesiyle satışının vaat edildiğini, bu payın adlarına tescilini, 26.05.2004 tarihli ıslah dilekçesinde ise 5188 sayılı parsele inşaat yapıldığını satışı vaat edilen 250 m2’lik kısma karşılık gelen A Bloktaki 4, D Bloktaki 5 nolu dairenin tamamını ve E Bloktaki 1 numaralı bağımsız bölümün ½ payının adlarına tescilini istemiştir.
Davaya asli müdahil olarak katılan …, paylaşma sözleşmesi ve davalılar tarafından verilen muvafakatnameye göre tescili dava konusu yapılan bağımsız bölümlerin kendisine bırakıldığını, davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar … ve … vekilleri, sözleşmenin ifa olanağı bulunmadığını, davacılara sözleşme bedelini ödemeye hazır olduklarını davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl ve birleşen davadaki tapu iptali ve tescil talebinin reddine, 5188 sayılı parsel üzerinde yapılan yapıda davacı … ile davacılar İnci ve …’in 1000/14748’şer paylarının bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.
Hükmü, asıl ve birleşen davanın davacıları ile davalıları temyiz etmiştir.
Dosya içerisindeki belge ve bilgilerden 4204 m2 yüzölçümündeki 5188 sayılı parselin yüzölçümünün 16.01.1996 tarihinde yola terk işleminden sonra 3687 m2’ye düştüğü, bu parsel üzerine inşaat yapılmak üzere 13.09.1995 tarihinde arsa sahipleriyle dava dışı yüklenici … A.Ş arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, arsa üzerine A, B, C, D ve E Bloklar olmak üzere inşaat yapıldığı, paydaşlar arasında 28.05.1999 tarihinde paylaşım listesi düzenlendiği buna göre A Bloktaki 2, 8, 9, C Bloktaki 8, D Bloktaki 3 ve 9 ile E Bloktaki 7 numaralı bağımsız bölümün davalılardan …’e, A Bloktaki 3,6 ve 7 numaralı bağımsız bölümler ile C Bloktaki 3 ve 7 numaralı bağımsız bölüm D Bloktaki 12 ile E Bloktaki 8 numaralı olanlar davalı …’e, A Bloktaki 1, 4, 5, C Bloktaki 1 ve 4, D Bloktaki 4, 5, 6 ve 10 numaralı bağımsız bölümler ile E Bloktaki 1 numaralı bağımsız bölümün müdahil …’e bırakılmasının kararlaştırıldığı, 5188 sayılı parselde henüz kat irtifakı veya kat mülkiyetinin kurulmadığı anlaşılmaktadır.
Asıl davada, dava konusu yapılan A Bloktaki 5, D Bloktaki 6 ve E Bloktaki 1 numaralı bağımsız bölümler davacıya satış vaadinde bulunan …’e değil davaya müdahil olarak katılan …’ e bırakılması kararlaştırılan yerlerdendir. Birleştirilen davada ıslah ile dava konusu yapılan A Bloktaki 4, D Bloktaki 5 ve E Bloktaki 1 numaralı bağımsız bölümler de keza müdahil …’e bırakılacak yerlerdendir. Dolayısıyla davada ileri sürülen istek biçimine göre A Bloktaki 5, D Bloktaki 6 yine A Bloktaki 4, D Bloktaki 5 ve E Bloktaki 1 numaralı bağımsız bölümler sözleşmenin vaat borçlusu … ile …’e bırakılan yerlerden olmadığından 28.09.1998 tarihli her iki sözleşmenin de ifasında olanaksızlık vardır. Mahkemece bu düşüncelerle mülkiyet aktarımına ilişkin davanın reddi doğrudur.
Ancak; davacılar 28.09.1998 günlü sözleşmeler ile kendilerine sağlanan alacak hakkını kısmen veya tamamen istifa edemediklerinden sözleşmenin diğer tarafından Borçlar Kanununun 96. maddesine dayanarak uğradıkları zararın tazminini isteyebilir. Mahkemece mülkiyet aktarımına ilişkin davanın reddedilmesiyle yetinilmesi gerekirken infazı olanaksız biçimde 5188 sayılı parsel üzerinde yapılan yapıda davacı … ile davacılar İnci ve …’in 1000/14748’şer paylarının bulunduğunun tespitine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Tarafların sadece bu yönü amaçlayan temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle hükmün açıklanan sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 750 YTL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davanın taraflarından alınarak karşılıklı birbirlerine verilmesine, 08.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.