YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2451
KARAR NO : 2010/3088
KARAR TARİHİ : 22.03.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 24.10.2008 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni, kal ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03.09.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, murisleri … adına tapuda kayıtlı bulunan 262 parsel numaralı taşınmazın bir kısmına davalının müdahale ederek tel örgü ile çevirdiğini ve bu kısımda bulunan bir adet zeytin ağacını kestiğini belirterek müdahalenin men’i, tel örgünün kal’i ve 1500 TL tazminat isteminde bulunmuşlardır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davalının 262 parsel numaralı taşınmazın 109,62 m2’lik kısmına tel çekmek suretiyle yaptığı müdahalenin men’ine, çekilen telin kal’ine ve 993,23 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davacılar dava dilekçelerinde taşınmaza elatma ve kal istemleri yanında kesilen zeytin ağacı nedeniyle uğradıkları zarar için tazminat talebinde bulunmuşlardır. HUMK’nun 3. maddesi uyarınca “müddeabih, birden ziyade ise, miktar ve kıymetlerinin mecmuu esas ittihaz olunarak” görevli mahkeme belirlenir. Yine 04.03.1953 tarihli, 10/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme
Kararı da bu yolda olup; somut olayda, müdahale edilen taşınmaz bölümü ile hükmedilecek tazminatın toplamı görevli mahkemeyi belirlediği gibi tek bir dava olduğu açık olan uyuşmazlıkta ücreti vekalete bir defaya mahsus olmak üzere hükmedilmesi gerekir. Yanılgılı takdir ile iki ayrı dava varmış gibi davalının ayrı ayrı masraf ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; yukarıda işaret edilen nedenle tazminata ilişkin bölüm için kesinlik sınırı içinde kaldığı hususundaki mahkeme takdiri de yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …’nın diğer temyiz itirazlarının reddine, (2). bent uyarınca kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 22.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.