Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/2662 E. 2010/3308 K. 25.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2662
KARAR NO : 2010/3308
KARAR TARİHİ : 25.03.2010

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Yargılamanın yenilenmesini isteyen vekili tarafından 11.08.2009 gününde verilen dilekçe ile yargılamanın yenilenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; talebin reddine dair verilen 26.10.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi yargılamanın yenilenmesini isteyen … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.
Aleyhine yargılamanın yenilenmesi istenen … davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, yargılamanın yenilenmesini isteyen … temyiz etmiştir.
Yargılamanın yenilenmesi istenen İzmir 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/486 Esas, 2008/219 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde dava dilekçesi ve duruşma gününün davalı …’e Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Tebligat Kanunu 21. maddesine göre kendisine tebligat yapılacak kimse gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden çekinirse tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine ya da memuruna imza karşılığı teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber tebliğ
olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır. Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinin 1. fıkrası uyarınca da tebliğ memurunun muhatabın adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan komşu, kapıcı gibi kimselerden veya o yerin muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden veyahut zabıta amir veya memurlarından soruşturularak alınan beyanı tebliğ mazbatasına yazıp altını imzalatması gerekir. Bu yön özellikle Tebligat Kanununun 23 ve Tüzüğün 33. maddeleri hükmünde de ayrıca vurgulanmıştır.
Eldeki davada, davalı …’e çıkarılan tebligat incelendiğinde; 11.02.2008 tarihli duruşma gününün 26.12.2007 tarihinde Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edildiği, tebligatta adres kapalı olduğundan komşusu … …’e haber verilerek bir örneğinin kapıya yapıştırıldığı yazılmış ancak komşu … …’in imzası alınmamıştır. Mahkemece bu tebligatla yetinilmeyip yeniden 24.03.2008 tarihli duruşma günü ve dava dilekçesi tebliğe çıkarılmış, bu tebligat da 20.02.2008 tarihinde adresin kapalı olması nedeniyle Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edilmiş, komşu … …’e haber verilerek bir örneğinin kapıya yapıştırıldığı yazılmıştır. Ancak, komşu … …’in imzası yine alınmamıştır. Bu eksikliği gören mahkemece eksikliğin giderilmesi için tebligat işlemini yapan PTT Salhane Şube Müdürlüğüne 27.03.2008 tarihli yazı yazılmış ve ilk tebligattaki komşu imzasının ikmali için tebligat parçası yeniden gönderilmiş, tebligat memuru tarafından “… … imza vermekten kaçınmıştır” şeklinde şerh düşülmüştür. Ancak, mahkemece 05.05.2008 tarihli duruşma günü ve dava dilekçesi yeniden tebliğe çıkarılmış, 02.04.2008 tarihinde adresin kapalı olması nedeniyle Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edilmiş, komşu …’e haber verilmiş ve imzası alınmış ise de …’in yakın komşusu olduğu anlaşılamamaktadır. Tebligat Kanunun 21. maddesi “adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini mümkün oldukça en yakın komşularından birine varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir” şeklinde düzenlenmiştir. Mahkemenin gerekçeli kararı da aynı adrese Tebligat Kanununun 35. maddesi gereğince 25.07.2008 ve 25.07.2008 tarihlerinde tebliğe çıkarılmış ancak mahkemece bu tebligatların usulünce yapılmadığı kabul edilerek gerekçeli karar 23.08.2008 tarihinde yeniden tebliğe çıkarılmış ve bu tebligatta Tebligat Kanununun 21. maddesine göre adres kapalı olduğundan komşu … Yoğurtçu’ya haber verilerek kapıya bir örneğinin yapıştırıldığı yazılmıştır. Yine tebligattaki şerhe rağmen komşu … Yoğurtçu’nun imzası alınmamış veya imzadan imtina ettiği
yazılmamıştır. Görüldüğü üzere tebligatların usulüne uygun şekilde yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda tebligat işleminin kanun ve tüzük hükümlerine uygun şekilde yapıldığını kabul etmek mümkün değildir. Tebligatların yöntemine uyulmadan yapıldığı anlaşıldığından yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile işin esası incelenerek sonucu doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle talebin reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 25.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.