YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3565
KARAR NO : 2010/4394
KARAR TARİHİ : 15.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.01.2008 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı … vekili ve katılma suretiyle davalı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayalı geçit istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının İzmir İli, … İlçesi, … Mahallesi, … ve 2276 parsel sayılı taşınmazların, davalı şirketin ise bitişik 2777 parselin maliki olduğunu, bu parselin tevhit sonucu 6163 parsel numarasını aldığını, davalı parsel malikinin 2775 ve 2783 parseller arasında bulunan asfalt yolu kullandığını, davalı tarafça kullanılan bu yolun paftada da yol olarak görüldüğünü, davacının taşınmazını bağlayacak başka bir çıkış ve geçiş yeri de bulunmadığını, davacının yola çıkmak için davalının kullandığı yolu kullanmak zorunda kaldığını belirterek davalının taşınmazı üzerinde davacı taşınmazı lehine geçit hakkı kurulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin 2777 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, bu parsel üzerinde boya kimya fabrikası bulunduğunu, geçit hakkı tesisi ve bu hakkın tapuya tescili talebine ilişkin davacı tarafça kötü niyetle açılan davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, 2775 ve 2783 sayılı parseller arasında bulunan ve davalı şirket tarafından fiilen kullanılan
yerin davacı tarafın iddia ettiği üzere paftada yol olarak görünmediğini, İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/173 esas ve 2006/422 karar sayılı ilamı ile davalı şirket lehine tesis edilmiş olan bir geçit hakkı olduğunu bu nedenle lehine geçit hakkı tesis edilmiş olan taşınmazdan davalının yararlanabileceğini, davacı tarafın 2773, 2772, 2759, 2768, 2767, 2775 sayılı parsellerin tümü üzerinden yol ile bağlantı kurmasının mümkün olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi kurulunun 18.06.2009 tarihli raporuna ek olarak harita bilirkişisi tarafından düzenlenen krokide belirtildiği üzere davacıya ait 2771 parsel lehine yine davacıya ait 2776 parselin C harfi ile belirtilen 63,21m²’lik kısmından, davcıya ait her iki parsel lehine davalı şirkete ait 6183 parselin B harfi ile belirtilen 100 m²’lik kısmından ve dahili davalı belediyeye ait 2783 parselin A harfi ile belirtilen 187 m²’lik kısmından yine bilirkişi kurulu tarafından belirlenen ve depo ettirilen bedel karşılığında geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ve davalılar temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir.
2-Davalıların temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda davacı taşınmazının geçit ihtiyacı içinde bulunduğu sabittir.
Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Yargılama sırasında, uygun geçit yeri olarak dava açılanlar dışında yeni bir taşınmaz belirlenmesi halinde, bu yeni taşınmaz malikleri hakkında ya usulünce dava açılıp eldeki dava ile birleştirilmeli ya da usul ekonomisi açısından harcı da verilmek suretiyle aynı davaya dahil edilmeleri sağlanmalıdır. Eldeki davada, 2783 parsel sayılı taşınmaz maliki hakkında bu kural çerçevesinde işlem yapılmadığı ve bu parsel malikleri hakkında usulünce açılmış bir dava olmadığı halde işin esasına girilerek istemin hüküm altına alınması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; mahkemece, 2771 sayılı parsel lehine davacıya ait 2776 parsel sayılı taşınmaz üzerinde geçit tesis edildiği görülmüş olup, davacıya 2771 parsel sayılı taşınmazı lehine 2777 parsel sayılı taşınmazından akdi geçit hakkı kurulması için yeterli süre verilerek, akdi geçit hakkının kurulmasının sağlanmasından sonra davalılar taşınmazı üzerinden geçit kurulması gerekirken, belirtilen hususların yerine getirilmemesi de yerinde değildir.
SONUÇ: (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 15.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.