YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3599
KARAR NO : 2010/6680
KARAR TARİHİ : 08.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.08.2009 gününde verilen dilekçe ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil, olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 18.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 08.06.2010 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av…. Bayram ile karşı taraftan davalı vekili Av.Mesuda Ersoy geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı, davalıların murisi … ile 10.05.2001 tarihinde yapılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile 696 sayılı parseldeki hissesini satın aldığını belirterek tapu kaydının iptali ile adına tescili, olmadığı takdirde fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000 TL nin yasal faizi ile birlikte tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalılar zamanaşımı ve kesin hüküm savunmasında bulunmuş, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece taşınmazın elbirliği mülkiyetine tabi olması sebebiyle sözleşmenin ifa olanağının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan davaların kabulüne karar verebilmek için sözleşmenin ifa olanağı bulunmalıdır. Elbirliği mülkiyetine (TMK m.701) konu bir taşınmazda elbirliği (iştirak halinde) ortaklarından birinin, ortaklık dışı bir kişiye satım vaadinde bulunması halinde, sözleşme bir taahhüt muamelesi olarak geçerli olmakla birlikte elbirliği ortaklığı çözülünceye kadar sözleşmenin ifa olanağının varlığından söz edilemez. Bu durum, satışı vaat edilen taşınmazın tapusunda temliki tasarrufu engelleyen bir kaydın bulunması veya 3194 sayılı İmar Kanununun 18/son maddesi hükmüne aykırı şekilde taşınmaz satışı vaat edilmesi ya da vaade konu taşınmazın bir başka mahkemede mülkiyet uyuşmazlığına konu olması halinde de geçerlidir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve yukarıda açıklandığı üzere taşınmaz elbirliği mülkiyetine tabi olup sözleşmenin ifa olanağı bulunmadığından yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda tescil isteğinin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun olup davacını aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Davacı dilekçesinde tescil isteğinin kabul edilmemesi halinde sözleşmeye konu pay bedelinin tahsili isteğinde bulunmuştur. Mahkemece tescil isteği reddedilmiş ise de kademeli istem hakkında bir değerlendirme yapılmamış olması usul ve yasaya aykırı olup hüküm belirtilen nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Davacının temyiz itirazlarının yukarıda 1.bentte sayılan nedenlerle reddine, 2 bentte sayılan nedenlerle kabulü ile hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, 750.00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 08.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.