YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3601
KARAR NO : 2010/5821
KARAR TARİHİ : 25.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 14.02.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.11.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 25.05.2010 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av…. geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar; Suriye uyruklu murisleri “… oğlu, …”in, dava konusu İskenderun, … mahallesi, 191 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydında “… ” yazılı bulunan isminin “…” olarak düzeltilmesini ve tapu kaydına murislerinin soyadının da “…” olarak ilavesi isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı idare, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, isim düzeltilmesi talebinin kabulüne, soyadı ilavesine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın tapu kaydından, 1062 sayılı Kanun uyarınca taşınmaza Hazine’ce el konulduğu anlaşılmaktadır.
Bir davada davacının, o davayı açmasında hukuki yararı olmalıdır. Çünkü, mahkemenin vereceği hüküm hukuki himaye kararı (hüküm) davacının hukuki yararına yönelik olacaktır. Dava açılması için, hukuki yararın ideal bir menfaat olması yeterli değildir. Hukuki yarar, dava tarihinde olmalıdır. Başka bir anlatımla korunması istenen hak ile davacı arasında bağlantı olmalıdır. Hukuki yarar dava şartları arasında bulunduğundan mahkemece re’sen gözetilmelidir.
Somut olayda; 1062 sayılı Kanun gereği Hazine tarafından el konulan taşınmazda davacıların tasarruf yetkisi yoktur. Tasarruf yetkisi bu davayı da kapsayacağından, davacıların tasarruf yetkilerinin bulunmadığı taşınmazla ilgili istemlerinde hukuki yararları olmadığından hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 750 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak, davalı idareye verilmesine, 25.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.