YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4368
KARAR NO : 2010/7545
KARAR TARİHİ : 01.07.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.09.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, tazminat ve kira sözleşmesinin tapu kaydındaki şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; kira sözleşmesinin tapu kaydından terkinine diğer talepler … bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 29.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından duruşmasız temyizi ise davalılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 29.06.2010 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Av … ile karşı taraftan davalı … Tic. A.Ş. vekili Av…., davalı … vekilleri Av. … ve Av…. ile davalı … kayyum adayı … vekili Av. … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, kira sözleşmesi şerhinin terkini, elatmanın önlenmesi ve tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacılar 147 ada 6 parsel sayılı taşınmazda hükmen paydaş olduklarını, paydaşlardan …’a kayyum atanması için dava açtıklarını, taşınmazın paydaş … tarafından … Turizm İnşaat Tic.A.Ş.ye 1.5.1991 tarihli yap işlet devret sözleşmesi ile kiraya verildiğini, sözleşme yapıldığı tarihte taşınmazın tamamının davalı … İdaresi adına kayıtlı olduğunu, sözleşmenin 27.maddesine göre hisseli yerlerde sadece vakıfların paylarının sözleşme kapsamında bulunduğunun belirtildiğini ileri sürerek kendilerini bağlamayan kira sözleşmesi nedeniyle öncelikle ödenmeyen kira bedellerinin avans faizi ile birlikte tahsiline, kira sözleşmesinin hükmen malik oldukları tarihten önce düzenlenmesi nedeniyle tapudaki şerhin terkinine, bu istem kabul edilmediği takdirde elatmanın önlenmesi ya da kendileri ile yeni bir sözleşme düzenlenmesine karar verilmesini, ayrıca taşınmaz üzerindeki bina nedeni ile tazminata hükmedilmesini talep etmişler, taraf teşkilini sağlamak amacıyla da paydaş …’un kayyum adayı İstanbul Defterdarlığını hasım göstermişlerdir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlar, mahkemece tapu kaydındaki kira sözleşmesine ilişkin şerhin terkini isteminin kabulüne, diğer talepler … bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuş, hükmü taraflar temyiz etmişlerdir.
Dava konusu taşınmaz … Vakfı adına kayıtlı iken 1.5.1991 tarihli sözleşme ile Vakıflar İdaresi adına kayıtlı ya da Vakıflar İdaresinin paydaş olduğu taşınmazları da kapsar şeklinde yap işlet devret modeli ile 49 yıl süre ile sözleşmeye konu edilmiştir. Sözleşme tapu kaydına 24.11.1995 tarihinde şerh verilmiştir. Bu arada davacılar ve … 31.10.1997 tarihinde açtıkları dava ile tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuşlar, İstanbul 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.12.1998 tarihli 1997/502-1998/516 sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazdaki … payı iptal edilerek mirasçıları adına tescil edilmiş, karar Yargıtay denetiminden geçerek 5.7.1999 tarihinde kesinleşmiştir. Eldeki davada da hükmen malik olan paydaşlardan … ve … diğer paydaş …’a ulaşamadıkları için açtıkları kayyum atanmasına ilişkin davadaki kayyum adayı İstanbul Defterdarlığını da hasım göstererek kira sözleşmesi şerhinin terkini ile birlikte elatmanın önlenmesi ve tazminat talep etmektedirler.
Davacılar ve kendisine kayyum atanması istenen … adına talepte bulunmaktadırlar. …’a kayyum atanmasına dair dava halen derdest olup … kayyum olarak atanmamıştır. Diğer bir anlatımla …’u temsile yetkili değildir. Kira sözleşmesinden kaynaklanan kişisel hakkın tapu kaydına şerhi bu hakkı güçlendirmekte, ayni nitelik kazandırmamakla birlikte taşınmazın aynı ile doğrudan bağlantılı bulunmaktadır. Bu şerhin terkinine ilişkin talep kayyum adayı tarafından temsil ettirilmek istenen diğer paydaşın hakkını da etkilemekte olup onun da davada usulünce yer alması gerekmektedir. Mahkemece dava konusu istemler nazara alındığında paydaşlardan … henüz usulünce taraf sıfatı kazanmadığı halde işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalıların temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenle kabulüne, hükmün BOZULMASINA, davalıların diğer temyiz itirazları ile davacının temyiz itirazların bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına,, 750.00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, peşin harcın istek halinde yatıranlara geri verilmesine, 01.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.