Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/4657 E. 2010/6137 K. 31.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4657
KARAR NO : 2010/6137
KARAR TARİHİ : 31.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.11.1996 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarına vakıf şerhinin yazılması istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davalı Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı DSİ Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 04.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve DSİ Genel Müdürlüğü vekili ve davacı … İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava, 15 pafta 984, 1020, 1022, 1127, 16 pafta 1018, 8 pafta 1037, 14 pafta 1141, 13 pafta 1160, 14 pafta, 1302, 1316, 4 pafta 1412, 5 pafta 1347, 1348, 4 pafta 1420, 1424, 1303 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydına “Koca Mustafa Paşa Vakfı” şerhinin yazılması istemi ile açılmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece Dairemizin bozma kararına uyulmuş, davalılardan Tapu Sicil Müdürlüğü hakkında açılan davanın husumet noktasından reddine, 1303 sayılı parsel hakkındaki davanın da esas yönünden reddine, diğer parseller için açılan davanın kabulü ile bu parsellerin tapu siciline “Kocamustafa Paşa Vakfı” şerhinin yazılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davacı … İdaresi ile DSİ Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğü temyiz etmiştir.
1-İncelenen tapu kayıtlarından 1412, 1420 ve 1424 sayılı parsellerin “yol” olarak tapuda kayıtlı bulundukları anlaşılmaktadır. Kısaca, bu parseller kamu malı niteliğindedir. Kavram olarak vakıftan amaç, bir aynın (malın) menfaatlerini hayır yönünde kullanmakdır. Vakfın kurulabilmesi için bir malın bu amaca yönelmiş olması gerekir. Oysa yukarıda sözü edilen taşınmazlar tapuda yol niteliği ile kayıtlı kamu mallarıdır. Bundan ötürü, bu parsellerin tapu kayıtlarına vakıf şerhi yazılmasında hukuki bir yarar bulunmamaktadır. Mahkemece, bu yön gözetilerek 1412, 1420 ve 1424 sayılı parsellere ilişkin davanın reddi yerine istek hüküm altına alındığından karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
2-1303 parsel sayılı taşınmaz tapuda “kanal” niteliği ile kayıtlıdır. Bu nitelikte bir taşınmaz üzerinde vakıf kurulabilme olanağı dolayısı ile böyle bir yerin tapu kaydına vakıf şerhi yazılması imkanı bulunmadığından, mahkemece 1303 sayılı parsele ilişkin davanın reddi doğrudur. Ancak;
Mahkemece kurulan 22.06.2001 tarihli hükümde hakkındaki dava reddedilen tapu sicil müdürlüğü yararına 67.500.000 TL avukatlık ücretine karar verilmiş, bu kararı tapu sicil müdürlüğü temyiz etmemiştir. Buna rağmen mahkemenin son hükmünde, tapu sicil müdürlüğü lehine usuli kazanılmış hak kuralı bir yana bırakılarak 1.000,00 TL avukatlık ücreti takdiri doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 31.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.