YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5848
KARAR NO : 2010/6578
KARAR TARİHİ : 07.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.05.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, çekişme konusu kiralananı 01.09.1997 başlangıç tarihli sözleşme ile …’dan kiraladığını, davalıların kiralanan üzerinde 01.03.2008 başlangıç tarihli sözleşmeye dayanarak muaraza çıkardıklarını, ortaya çıkan muarazanın elatmanın önlenmesi suretiyle giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, taşınmazı 01.03.2008 başlangıç tarihli sözleşme ile …’ın eşi olan …’dan kiraladıklarını, işyeri niteliğindeki bu yerde 01.04.2008 tarihinden itibaren faaliyette bulunduklarını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalılardan …’ya husumet düşmeyeceğinden bu davalı hakkındaki davanın husumet noktasından, diğer davalı … hakkındaki davanın ise …’la yapılan kira sözleşmesi geçerli olduğundan bahisle reddedilmiştir.
Hükmü, davacı şirket temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden kiralanan taşınmazın ilkin 01.09.1997 tarihli sözleşme ile davacı şirkete kiralandığı, kiralayan …’ın 07.04.2006 tarihinde öldüğü, mirasçılık belgesine göre eşi Nermin ve çocukları …, …, … ve …’nın mirasçı olarak kaldığı anlaşılmaktadır. İşyerini davalı …’a 01.03.2008 tarihinde kiralayan … ilk kiralayan …’nın eşidir. Ancak, muris …’nın terekesinin elbirliği (iştirak halinde) mülkiyeti rejimine tabi olduğu görülmektedir.
Elbirliği mülkiyetinde (iştirak halinde) hiçbir ortak için tasarruf edebileceği pay söz konusu değildir. Mülkiyet hakkı elbirliği ile ortaklara aittir. Dolayısıyla diğer bütün tasarruflar gibi kiraya vermek de ancak paydaşların oybirliği ile alacakları kararla mümkündür. Elbirliği mülkiyetine tabi bir eşya üzerinde hukuki işlemde bulunan taraf (kira sözleşmesinin kiralayan tarafı) tüm malikler adına hareket etmişse (temsil yetkisi varsa) o hukuki işlem tüm ortakları bağlar. Fakat tüm malikler adına hareket eden tarafın temsil yetkisi bulunmamakta ise veya malikler işleme sonradan icazet vermemişse işlem bağlayıcı değildir. İşlemi yapan tarafın (ortağın) ortaklığa dahil bir mal üzerinde tasarruf yetkisi de olamayacağından işlem ancak borçlandırıcı işlem olarak (sözleşmeyi yapan ortak bakımından) hüküm ve sonuç meydana getirir. Bütün bu nedenlerle kiralanan üzerinde elbirliği maliklerinin tamamının yaygın hakkı bulunduğundan, kural olarak sözleşmenin maliklerin oybirliği ile yapılması gerekir. Aksi halde sözleşme hüküm ve sonuç meydana getirmez.
Somut olayda da; … mirasçılarından …, … tarafından yapılan kiraya icazet vermediğinden davalı …’a 01.03.2008 tarihinde yapılan kiralama işlemi geçersizdir. Davacı 01.09.1997 başlangıç tarihli ve feshi bildirilmeyen geçerli kira sözleşmesine dayandığından davanın kabulü yerine istemin yazılı bazı gerekçelerle reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.