YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6495
KARAR NO : 2010/7219
KARAR TARİHİ : 17.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.03.2008 gününde verilen dilekçe ile bayilik sözleşmesinden kaynaklanan muarazanın giderilmesi, intifa hakkına elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … San. ve Tic. AŞ. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 35 ada 12 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 20 yıl süre ile intifa hakkı bulunduğunu, intifa hakkını bayiileri … aracılığı ile kullandıklarını, bayilerinin otogaz satış anlaşması yaptığı firmalarla kendilerinin de anlaştığını, … San. ve Tic. AŞ. ile de 03.07.2006 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, sözleşmenin 16/B-d maddesinde “Alpet’in veya Alpet’in bağlı bulunduğu Altınbaş Holding A.Ş’nin bünyesinde yer alan şirketlerden birinin ileride LPG dağıtım firması olarak faaliyete başlaması veya mevcut veya ileride kurulacak olan herhangi bir LPG dağıtım firmasına ortak olması durumunda, keyfiyetin 3 “üç” ay öncesinde … San. Tic. A.Ş.’ye bildirmesi kaydıyla,
Alpet sözleşmeyi tek taraflı olarak herhangi bir mahkeme kararı almaya, herhangi bir ihtar veya ihbar keşidesine gerek kalmaksızın her türlü doğmuş veya doğacak yasal hakları saklı kalmak kaydıyla iş bu sözleşmeyi feshedebilir….” hükmünün yer aldığını, davalı … San. ve Tic. AŞ. ye 11.07.2007 tarihli ihtarla sözleşmenin feshinin bildirildiğini buna rağmen tesislerde bu davalıya ait ürünlerin pazarlanmaya devam edildiğini intifa hakkı kapsamındaki taşınmaza davalıların elatmasının önlenmesini LPG tank ve tesislerinin kal’ine sözleşmenin feshedildiğinin tespitiyle ortaya çıkan muarazanın giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … San. ve Tic. AŞ.nin kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca davacının … ile yaptıkları otogaz satış sözleşmesini feshedemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı … San. ve Tic. AŞ. temyiz etmiştir.
Dava, bayilik sözleşmesi ve bayii ile otogaz dağıtım şirketi arasında yapılan onay sözleşmeye aykırılık iddiasına dayalı elatmanın önlenmesi, kal ve muarazanın giderilmesi isteğine ilişkin olarak açılmıştır. Ancak, davacının dayandığı 03.02.2006 tarihli sözleşme davacının 19 bayisini kapsadığı davalı …’in sözleşme kapsamında olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davanın intifa hakkına konu taşınmazda davacı ve bayii arasındaki sözleşmeye aykırı ve intifa hakkını ihlal eder şekilde otogaz satışından kaynaklanan elatmanın önlenmesi olarak nitelendirilmesi gerekmektedir.
İntifa hakkı; başkasına ait bir eşya, hak veya mal varlığı üzerinde belirli bir kişiye tam olarak yararlanma olanağını sağlayan bir irtifak türüdür. Kuşkusuz intifa hakkı sahibinin eşya üzerinde oluşan saldırının kaldırılmasını istemesi olanaklarıdır. Bu isteği ise intifa hakkı sahibinin hakkı üzerinde muaraza çıkartan yana dava açılarak yöneltmesi gerekir. Başka bir deyişle, davadaki hasım intifa hakkı sahibini o eşyadan tam yararlanma hakkını engelleyen kişidir.
Somut olaya gelince; davacı şirket ile davalı … arasında bayilik sözleşmesi bulunmaktadır. Davacı, dava konusu 35 ada 12 parsel sayılı taşınmazdaki intifa hakkını … aracılığı ile kullanmaktadır. Ayrıca bayilik sözleşmesinde açıkca istasyonda satacağı ürünleri davacı şirketten ya da onun göstereceği yerlerden temin edebileceği hususu düzenlenmiştir. Bu durumda davalı … San. ve Tic. AŞ.den ürün temin eden ve bunu intifa hakkına konu taşınmaz üzerindeki istasyonda pazarlayan davalı … bayilik sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak intifa hakkına konu taşınmazı elatmaktadır. Diğer davalı … San. ve Tic. AŞ.nin taşınmaza aktif elatması bulunmamaktadır. Mahkemece, davacı ve davalı … San. ve Tic. AŞ. arasında dava konusu taşınmaz üzerinde akaryakıt istasyonu işleten bayisi …’i de kapsar şekilde sözleşme ilişkisinin bulunmadığı hususu gözetilerek bu davalı yönünden davanın pasif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda yazılan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 17.06.2010 arihinde oybirliği ile karar verildi.