YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6496
KARAR NO : 2010/7130
KARAR TARİHİ : 15.06.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.06.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 683. maddesi; “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir” hükmü ile malikin mülkiyet hakkını hukuksal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir.
Anılan kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “komşu hakkı” bölümünde “kullanım biçimi” başlığı altında yer alan 737. maddesi; “Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerini kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür.
Yukarıda belirtilen maddelerde düzenlenen hak ve borçları bizzat taşınmaz malikleri kullanabilirler. Eldeki davada 1283 parsel numaralı taşınmazı tasarruf ettiği anlaşılan davacı, taşınmazın zilyedi ise de malik olmadığından davada aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Davanın bu nedenle reddi yerine esastan incelenerek reddedilmiş olması doğru görülmemiş ise de yerel mahkeme kararı sonucu bakımından doğru olduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle HUMK’nun 438/VII ve son maddesi uyarınca hükmün gerekçesi düzeltilerek ve yukarıda yazılı düzeltilmiş gerekçeyle onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK’nun 438/VII. maddesi uyarınca temyiz olunan mahkeme kararının gerekçesi DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 15.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.