YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6567
KARAR NO : 2010/7002
KARAR TARİHİ : 14.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.05.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 296 ve 298 sayılı parsellerde murisinin “…” olarak yazılı ismine “…” soyadının eklenmesini talep etmiştir.
Davalı idare vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 1027. maddesi gereğince tapuda isim düzeltilmesi istemine ilişkindir. Tapu kayıtlarının düzgün tutulmasında kamu yararı bulunup, kamu düzenine ilişkin kayıt düzeltme davalarında mülkiyet nakline meydan vermemek için tapu maliki ile adının düzeltilmesi istenen kişinin aynı şahıs olup olmadığının saptanması gerekir.
Dava konusu 296 ve 298 parsel sayılı taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinin 1960/173 E 1966/283 K sayılı ilamı ile … mirasçıları karıları …, … ile çocukları …, …, …, …, … ve kendisinden evvel ölen kızı …’nin çocukları …, … ve … adına tesciline karar verilmiştir. …’in nüfus kayıtlarında yapılan incelemede, davacının murisi “… ve … oğlu … ” dışında “… ve … oğlu … ” isminde bir başka mirasçısının daha olduğu görülmektedir.
Tapu kayıtlarında görünen “… oğlu …’ın” davacının murisi “… ve … oğlu … ” mı yoksa nüfus kayıtlarında sağ görünen “… ve … oğlu … ” mı olduğu yeterince araştırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken “… ve … oğlu … ” sağ ise kendisi ölü ise mirasçıları duruşmada dinlenerek taşınmazda mülkiyet iddiaları olup olmadığı sorulmalı, mülkiyet iddiaları olması halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.