Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/7363 E. 2010/12369 K. 09.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7363
KARAR NO : 2010/12369
KARAR TARİHİ : 09.11.2010

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 18.10.1999 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesinin feshi, 09.10.1998 ve 31.05.2004 günlü dilekçeler ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği gerekçesiyle karar verilmesine Yer olmadığına, birleşen karşı davaların kabulüne dair verilen 10.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı-davalılar vekili tarafından, duruşmasız olarak incelenmesi ise davalı-davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 09.11.2010 günü için yapılan tebligat üzerine gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 11.03.1994 tarihli satış vaadi sözleşmesinin iptali, birleştirilen karşı davalar ise 11.03.1994 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava ve birleştirilen davaların reddine dair verilen karar Dairemizce 01.10.2004 tarihinde özetle “…davacı ve davalı … ve arkadaşlarının temyiz itirazlarının reddine, davalı-davacı …’nin temyiz itirazları ise; satışa konu 113 parsel sayılı taşınmazın Kadastro Mahkemesi kararı ile hükmen tescil edildiği anlaşılmakta ise de; bu parsele ilişkin tapu kaydı dosyada yoktur. 113 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluşan parsellere ait tapu kayıtları mevcuttur. Bu kayıtlara göre satıcı davalıların adlarına müşterek payları olduğu gibi başka kişilerle birlikte verasette iştirakli paylarının da bulunduğu görülmektedir. Satış vaadi sözleşmesinde müşterek murisden intikal eden miras hak ve hisselerin satışı vaat edilmiş bulunduğundan satışa konu 113 parsel sayılı taşınmazın ilk tesisinden itibaren tapu kayıtlarının tüm tedavülleri ile birlikte ve ifrazen oluşan parsellere ilişkin hükmen tescil kararlarının getirtilerek davalıların bu taşınmazlardaki payların oluşum şekli araştırılmalı, müşterek payların müşterek murislerinden gelen miras hak ve hisseleri sonucu oluştuğu anlaşıldığı takdirde bu payların tümünün satışa konu edildiği gözetilerek oluşacak duruma göre sonuca gidilmelidir. Davacının davalıların iştirakli paylarına ilişkin bir talebinin bulunmadığı da gözden kaçırılmamalıdır…” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma ilamından sonra davalı-davacı …’nin 11.03.1994 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayanarak 1134 parsel sayılı taşınmazda davacı-davalılara ait payların adına tescili istemi ile açmış olduğu dava eldeki dava ile birleştirilmiştir.
Mahkemece, satış vaadi sözleşmesinin iptaline ilişkin davanın reddedildiği ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, birleşen karşı davalarının da kabulü ile 113 (ifrazen 8619 ve 8620) parsel sayılı taşınmaz ile 1134 parsel sayılı taşınmazda davacı-davalılar ile mirasbırakan anneleri adına kayıtlı 36/1152’şer payların iptali ile davalı-davacı … adına tesciline, ancak payların imar uygulaması ile bedele dönüştüğünden bu paylara isabet eden paranın fer’ileri ile birlikte …’ne aideyitine karar verilmiştir.
Hükmü, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1-Hükmü temyiz eden davalı-davacı …, gerekli temyiz harcını yatırarak dilekçesini temyiz defterine kayıt ettirmediğinden temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2-Davacı-davalı … ve arkadaşlarının temyiz itirazlarına gelince;
Yerel mahkemece, Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacı-davalılara yükletilmesine, 09.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.