Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/9927 E. 2010/11082 K. 22.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9927
KARAR NO : 2010/11082
KARAR TARİHİ : 22.10.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 07.04.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı, 2135, 3077, 3669, 3977 ve 3983 parsel sayılı taşınmazların maliklerinden …, … ve ….’nın baba adı ve soyadlarının tapu kütüğünde yer almadığını ileri sürerek kayda eklenmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının iddiasını kanıtlamasını talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dava, tapu kütüğünde malik isminin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir.
Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Somut olayda; davacı … dava konusu taşınmazların kayıt malikleri …, … ve …’nın mirasçısı olduğundan bahisle eldeki davayı açarak kayıt maliklerinin baba adı ve soyadının kütüğe yazılmasını talep etmiştir. Ancak, dosya içerisindeki nüfus kayıtlarından davacı ile kayıt malikleri arasında bağlantı kurulamamıştır. Mahkemece öncelikle davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının saptanması, daha sonra işin esasına girilmesi gerekirken bu yön gözardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 22.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.