Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/10344 E. 2011/12637 K. 25.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10344
KARAR NO : 2011/12637
KARAR TARİHİ : 25.10.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.10.2008 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, eserdeki eksik ve ayıplı işler bedelinin tahsilini teminen girişilen icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı ödetilmesi istemiyle açılmıştır.
Davalı, yapılan iş sebebiyle davacı iş sahibinden alacağı bulunduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl alacak üzerinden davalı itirazının iptaline, asıl alacak tutarı üzerinden de %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Taraflar arasında kapı ve pencere imali konusunda sözlü bir eser sözleşmesi bulunduğu çekişmeli değildir. Eser sözleşmesi, niteliği itibariyle bir iş görme sözleşmesidir. Bu bakımdan, yüklenicinin iş sahibinin zararına olacak her türlü faaliyetten kaçınması, eseri sözleşmesine, amacına, fen ve sanat kurallarına uygun meydana getirerek iş sahibine teslim etmesi gerekir. Diğer taraftan, malzeme seçiminin yükleniciye bırakıldığı sözleşmelerde yüklenici Borçlar Kanununun 357.maddesi gereğince imal ettiği şeyde kullanılan malzemenin iyi cinsten olmamasından dolayı iş sahibine karşı tıpkı satıcı gibi sorumludur.
Yaptırılan delil tespiti sonucu bilirkişinin düzenlediği 03.07.2008 tarihli raporda eserdeki ayıp ve eksiklikler sıralanmış, bunların 3.970,00 TL’ye giderileceği ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Borçlar Kanununun 360.maddesi gereğince, ayıp ve eksikliklerin bedelini iş sahibi olan davacı yükleniciden talep edebilir.
Bütün bu anlatılanların sonucuna göre, davalı yüklenicinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
İcra takip talepnamesinde, 4.326,90 TL asıl alacağın tahsili istenilmiş, bu miktarın içine 240,00 TL tespit yargılama gideri, 110,00 TL ihtarname masrafı, 6,90 TL icra takip gideri de dahil edilmiştir. 22.03.1976 tarih ve 1/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere, davanın açılmasından önce HUMK’nun 368-374 maddeleri uyarınca yapılan delillerin tespitine ilişkin giderler, aynı kanunun 413-426 maddelerinde yer alan yargılama giderlerinden sayılır ve bu tür giderlerin müddeabihe ilave edilmesi mümkün değildir. Takip talepnamesinde istenen diğer giderler de keza yargılama giderleri cümlesinde değerlendirilebilir. Dolayısıyla, mahkemenin 3.970,00 TL’den ibaret asıl alacağın tahsili için girişilen icra takibi talebine itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, müddeabih olmayacak ve ancak yargılama giderleri arasında değerlendirilecek talepleri de kapsar şekilde hüküm kurmuş olması doğru olmamıştır.
Karar, bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 25.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.