Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/1066 E. 2011/1922 K. 17.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1066
KARAR NO : 2011/1922
KARAR TARİHİ : 17.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 29.06.2010 gün ve 2010/4367-7457 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dışı kardeşleri…. ve davalıların murisi … … ile Menemen Noterliği’nde 08.03.1974 tarihinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenlediklerini, anılan sözleşmeyle vekil edilen tarafından satış vaadi borçlusu ….’nın murisi …’dan intikal eden payların 17.02.2000 tarihinde adına tapuda devredildiğini, … mirasçıları tarafından, vaat borçlusu …’nin tapu kaydının devredildiği tarihte fiil ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile açtıkları davanın kabul edildiğini, vaat borçlusunun sözleşme tarihinde fiil ehliyetinin bulunduğunu ileri sürerek, 311, 314,418, 2,6,8, 4126 ada 1, 60167 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce, gerekçesi düzeltilerek karar onanmış, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
Somut olayda, davacı Menemen Noterliğinde 08.03.1974 tarihinde re’sen düzenlenen satış vaadi sözleşmesine dayanmıştır. Yargıtay 1.Hukuk Dairesi’nin denetiminden geçerek kesinleşen Menemen Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/286-507 sayılı kararında ise, eldeki dosyanın davalıları olan davacılar, vaat borçlusu … …’ın edimini yerine getirmesi için vekil olarak atadığı …’nın, vaat borçlusunun fiil ehliyeti bulunmadığı 17.02.2000 tarihinde sözleşmedeki yetkisine dayanarak dava konusu taşınmazların mülkiyetini davacıya naklettiğinden tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuşlardır. Görülüyor ki, anılan dava ile eldeki davanın tarafları aynı olmakla birlikte, dayanılan gerekçeler farklıdır. Bu nedenle, kesin hükmün sonuçları oluşmadığı görülmektedir.
Ayrıca, Adli Tıp Kurumunun 01.09.2006 tarihli ve 2928 sayılı raporunda, satış vaadi borçlusu … …’ın taşınmazların mülkiyetinin devredildiği 17.02.2000 tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığı, fakat, sözleşmenin düzenlendiği 08.03.1974 tarihinde fiil ehliyetinin bulunduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, yukarıda yapılan saptamalar dikkate alınarak işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm nedeni ile davanın reddine karar verilmesi ve Dairemizce, bu kararın gerekçesi düzeltilerek onanması doğru görülmemiş, Dairemiz onama kararı kaldırılarak kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 29.06.2010 tarih ve 2010/4367-7457 sayılı onama ilamı KALDIRILARAK hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 17.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.