YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1099
KARAR NO : 2011/2982
KARAR TARİHİ : 09.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 04.05.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında düzeltim istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 30.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, dava konusu 36 ada 70 parsel numaralı taşınmazda murislerinin “…” yazılı kaydının “İbrahim oğlu …” olarak, “…” yazılı kaydın “… kızı …” olarak ve “… kızı …” yazılı kaydın “… oğlu …” olarak ayrıca 38 ada 4 parsel numaralı taşınmazda da “… kızı …” yazılı kaydın “… oğlu …” olarak düzeltilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacıların murislerinden … kaydı yönünden davanın kabulüne, … kaydı yönünden isim düzeltilmesi talebinin kabulüne, baba adı düzeltimesi talebinin reddine, … kaydı yönünden de baba adı düzeltilmesi isteminin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Somut olayda mahkemece kaydı düzeltilmesi istenilen tapu kayıt malikleri görünen “ …, …, … oğlu …” hakkında yukarıda belirtildiği şekilde nüfus araştırması yapılmadan hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Kabule göre de; bir kısım kayıt maliklerinin isimlerinin düzeltilmesine karar verildiği halde baba adı düzeltilmesi taleplerinin kadastro tespit tutanaklarında baba isimlerinin bulunmadığı ve bu hususun idari yoldan düzeltilebileceği gerekçesi ile reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.