YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11118
KARAR NO : 2011/12460
KARAR TARİHİ : 21.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.08.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, davaya konu 45045 ada 12 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında, murislerinin adı ve soyadının “…” şeklinde yazıldığını, “Alademir” soyadının murislerinin kızlık soyadı olduğunu belirterek, kimlik bilgilerinin “…” olarak düzeltilmesini istemişlerdir.
Mahkemece “Alademir” soyadının davacıların murislerinin kızlık soyadı olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine hükmün Dairemizin 07.12.2009 gün 2009/133601 esas ve karar sayılı ilamı ile eksik araştırma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmaz, … adına satış yolu ile tescil edilmiştir. Akit tablosunun incelenmesinde, satıcının … …, alıcının … olduğu görülmektedir. Akit tablosundaki alıcı …’in kimlik bilgilerinin incelenmesinde, … ve … kızı, 1927 doğumlu, Diyarbakır, … merkez, … no:112’de kayıtlı olduğu, …’in 25.11.1976 tarihindeki bu işlem sırasında 05.03.1949 tarihli 915639 seri no’lu nüfus cüzdanını kullandığı anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut …’ın nüfus kaydının incelenmesinde, … ve … kızı, 1927 Bistin doğumlu olduğu, 2005 tarihinde vefat ettiği, evlenerek … İlçesi, … Köyü, Cilt no:12, Hane no:112’den geldiği yazılıdır. Bistin
Köyünün yeni adının “…” olduğu anlaşılmaktadır. …’ın evlenerek geldiği kaydıyla dava konusu taşınmazın satışına esas Akit tablosundaki kimlik bilgileri birbirini tutmaktadır. Nüfus müdürlüğünün 29.12.2008 tarihli yazısında …’ın evlenme ile … (Bistin) Köyü 112 haneden geldiği yazılı olmasına rağmen ilçe nüfus müdürlüğünün 1970 yılında yanması nedeniyle …’ın kimlik kaydına … Köyü kütüklerinde yapılan araştırmada rastlanmadığı bildirilmiştir. Davacı, bu yangın nedeniyle yersel yazılım yapıldığını belirterek tanık dinletmek istemiştir. Ayrıca, Dairemizin bozma kararında bu duruma değinilerek davacının murisinin baba ve anne isimleri belli olduğundan bu kişilerin kayıtlarına ulaşılarak bu kayıtlar üzerinden araştırma yapılması ve gerekirse kardeşlerinin de nüfus kayıtları istenerek bu kayıtlar üzerinden nüfus müdürlüğü vasıtası ile araştırma yapılması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, taşınmazın bulunduğu mahalde zabıta araştırması yapılarak dava konusu taşınmazın kime ait olduğu, kimden kaldığı ve dava konusu taşınmazı kimin kullandığı, tapu maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişiler olup olmadığı da araştırılmamıştır.
Kısaca; Dairemizin bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Nüfus müdürlüğünce yapılan araştırmaya göre de “… kızı …” isimli bir kişi olmadığı bildirildiği de dikkate alınarak, mahkemece yersel yazım olması nedeniyle bu yazımı bilen ve davacı tarafından tanık olarak dinletilmesi istenen kişiler gerekirse taşınmaz başında dinlenerek, yapılmamış olan zabıta araştırması taşınmazın bulunduğu mahalde ve …’nin evlenmeden önceki nüfusa kayıtlı olduğu yerde yapılmalı, işlem tarihinde 1949 tarihli nüfus cüzdanı kullanıldığına göre …’ın evlenme tarihi ve almış olduğu nüfus cüzdanları araştırılmalı ve bu araştırmalardan elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir. Bu hususlar gözardı edilerek ve 112 hanede … isimli şahsın kaydına rastlanmamış olması, yersel yazım tarihinde evli olması nedeniyle koca hanesinde kaydedilmiş olabileceği ihtimali dikkate alınmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 21.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.