YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1154
KARAR NO : 2011/2647
KARAR TARİHİ : 03.03.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.06.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, ecrimisil isteminin reddine dair verilen 14.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, maliki olduğu 4 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünü davalının haksız olarak kullandığını ileri sürerek, davalının elatmasının önlenmesini ve 500TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, ecrimisil isteminin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683/2. maddesinde “Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmüne yer verilmiştir. Malik taşınmaza haksız elatılması halinde dava açarak elatmanın önlenmesini isteyebilir.
Davanın yargılaması devam ederken, davanın konusu ortadan kalktığında tarafların davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararı kalmamıştır.
Bu durumda, dava konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilir.
Somut olayda, elatılan dava konusu 4 parsel sayılı taşınmaz davacı adına kayıtlıdır. Keşif sırasında dinlenen davacı tanıkları davalının taşınmaza odun koymak suretiyle kullandığını beyan etmişlerdir. Hükme esas alınan 24.11.2009 tarihli bilirkişi raporunda 4 parsel sayılı taşınmaza elatma bulunmadığı belirtilmiştir. Dava açıldığı tarihte davalının taşınmazı haksız olarak kullandığı, yargılama sırasında ise, bu kullanıma son verdiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, yargılama sırasında elatmaya son verildiğinden, bu istemle ilgili davanın konusuz kalması nedeni ile “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 03.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.