Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/11599 E. 2011/14145 K. 22.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11599
KARAR NO : 2011/14145
KARAR TARİHİ : 22.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.12.2008 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayalı geçit hakkı tesisi istemine ilişkindir.
Davalılardan … A.Ş. davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacı taşınmazına komşu imar yolu bulunduğu ve imar yolunun açılması sağlanarak yol ihtiyacının karşılanacağından bahisle dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Diğer taraftan davacı taşınmazı sınırında imar yolu açılsa bile 29.04.1968 tarih ve 1966/22-1968/8 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da belirtildiği üzere açılmamış olan imar yollarının varlığı geçit ihtiyacı içerisinde olan taşınmazın ihtiyaç nedenini ortadan kaldırmaz.
Somut olaya gelince;
Bilirkişi tarafından çizilen paftadan davacının 2 sayılı parselinin kuzeyinde imar yolu bulunduğu görülmektedir. 22.01.2009 tarihli raporunda bilirkişi 2 sayılı parselin kuzey cephesinde yol bulunmakta ise de bu yolun tam olarak işleyen bir yol olmadığını, parsele doğudan girişte, batıdan kamyon garajına çıktığını, yolda tuğla kırıntılarının sergilendiğini bildirmiştir. Bilirkişi raporundan kuzeydeki imar yolunun fiilen açılıp açılmadığı, davacının geçit ihtiyacına karşılık verip veremeyeceğinin açık seçik saptanmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda vurgulandığı üzere açılmamış olan imar yolunun varlığı geçit ihtiyacını ortadan kaldırmayacağından davanın dinlenme olanağı vardır.
Bütün bu anlatılanlardan sonra mahkemece, yerinde yeniden keşif yapılarak davacı taşınmazının kuzeyinden geçen imar yolunun açılıp açılmadığı, davacı taşınmazının geçit ihtiyacına cevap vermediği duraksamasız saptanmalı, istem bunun sonucuna göre bir hükme bağlanmalıdır.
Değinilen yönün gözardı edilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 22.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.