YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11765
KARAR NO : 2011/12635
KARAR TARİHİ : 25.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 25.06.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, 24, 25, 308, 417, 492, 493, 735, 736 ve 751 parsel sayılı taşınmazların tapu sicilinde “ … ”, “ … oğlu, … ” ile “ … oğlu … ” biçimindeki kimlik bilglilerinin “ … oğlu … ” ve “ … oğlu, … ” olarak; ayrıca doğum tarihlerinin de düzeltilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, 24 ve 25 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili talebin ve doğum tarihinin düzeltilmesi istemlerinin reddine, diğer parseller yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Dava, tapu kaydında hatalı yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır.
Somut, olayda, davacılar murislerine ait taşınmazlardaki kimlik bilgilerinin nüfus bilgileri ile uyumlu hale getirilmesini istemiştir. 24 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağının edinme sütununda “ 1945 yılında bedeli karşılığı … Köyü’ nden …’ a satıldığı ” yazılıdır. Yine 25 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağının edinme sütununda “ taşınmazın … ve arkadaşları adına kayıtlı iken taksim ile …’ a kaldığı ” yazılıdır. Nüfus kaydından “ … ve … oğlu, 1918 doğumlu, 1984 yılında ölen …’ ın ” … Köyü nüfusuna kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Tanık olarak dinlenen kadastro tespit bilirkişileri de, taşınmazların davacıların murislerine ait olduğunu söylemişlerdir. Yukarıda açıklanan belge ve bilgiler değerlendirilmesiyle hala kesin bir kanaat oluşturulamaz ise, tanıklar ve tespit bilirkişilerinin katılımı ile taşınmaz başında keşif yapılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, eksik araştırma ve inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle (1.) bent uyarınca davacıların temyiz itirazlarının reddine; (2.) bent uyarınca davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 25.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.