YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11861
KARAR NO : 2011/14137
KARAR TARİHİ : 22.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 30.05.2007gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 11.03.1999 tarihli adi yazılı şekilde yapılan trampa sözleşmesine dayanarak … ada 4 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmaz ise bahsi geçen trampa sözleşmesi gereğince mülkiyetini devrettiği 25705 ada 1 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile adına tescilini ve ödemiş olduğu 2.500,00 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil davasının reddine ve 2.500,00 TL alacağın hüküm altına alınmasına dair verilen karar Dairemizce özetle “…11.03.1999 günlü sözleşme geçersiz olduğundan mülkiyet nakli talebinde bulunulamaz ise de, geçersiz sözleşmeyle tarafların yekdiğerine yaptıkları ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi gerekir. Davacı, 11.03.1999 günlü sözleşmeyle kendi edimi olan ve imardan sonra 25705 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mülkiyetini davalı şirkete aktardığından bu taşınmazdaki davacı payı ona iade edilmelidir. Mahkemece, değinilen yön bir yana bırakılarak davalı şirket üzerinde sebepsiz kalan taşınmaz mülkiyetinin davacıya geçirilmesi yerine bu istem bölümünün de reddi doğru olmamıştır…” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece, 25705 ada 1 sayılı parselin tapu kaydının iptali ve davacı adına tescili ile 2.500,00 TL alacağın hüküm altına alınmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre;
“(1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
(2)Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”
Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hükümdür. Bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekir. Dairemizce ilk hüküm bozulmakla ortadan kalmıştır. Bozma sonrası davacının 4 sayılı parselle ilgili talebi yönünden davanın reddine dair yeniden hüküm kurulması gerekirken bozma sonrası bu konuda hüküm kurulmaması doğru olmamış, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın iadesine, 22.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.