Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/12087 E. 2011/14795 K. 02.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12087
KARAR NO : 2011/14795
KARAR TARİHİ : 02.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 21.04.2010 gününde verilen dilekçe ile beyanlar hanesindeki kaydın terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.07.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar, 1026 parsel sayılı taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde yer alan “995 parsel ile birlikte Kandiye mübadillerinden Ali’nin varislerinin işgalindedir” şeklindeki belirtmenin terkinin talep etmişlerdir.
Davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dava beyanlar hanesinde kaydın terkini istemine ilişkindir.
“Beyanlar” başlıklı Türk Medeni Kanununun 1012. maddesi hükmü “Bir taşınmazın eklentileri, malikin istemi üzerine kütükteki beyanlar sütununa yazılır. Bu kaydın terkini, kütükte hak sahibi görünen bütün ilgililerin rızasına bağlıdır. Taşınmaz mülkiyetine ilişkin kamu hukuku kısıtlamalarının beyanlar sütununa yazılması ve bu sütuna yazılabilecek diğer hususlar tüzükle belirlenir. Özel kanun hükümleri saklıdır” şeklindedir. Yasanın sözü edilen bu hükmü uyarınca genellikle tapu kütüğüne yazılarak alenileştirilmesinde fayda umulan hukuki ilişki ve fiili durum şeklinde tarif edilen her beyanın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilebilme olanağı yoktur. Başka bir anlatımla, tapu kütüğünün beyanlar hanesine “beyanda” bulunulabilmesi için ya Türk Medeni Kanununda bir hüküm olması veya Özel kanunlarda bu konuda bir hükme yer verilmesi yahut Tapu Sicil Tüzüğünde bir düzenleme yapılmış olması gerekir.

Tapu Sicil Tüzüğünün 60. maddesi hükmü gereğince de kütüğün beyanlar sütununa ancak mevzuatın yazılmasını öngördüğü hususlar yazılabilir. Ne var ki; yasal düzenlemelerdeki belirsizlikler nedeniyle … genelge ve talimatlarıyla açıklayıcı olmak koşuluyla örneğin; bina yapılamaz beyanı, yıkım kararları, uygulanamayan mahkeme ilamları, orman içi binalar gibi belirtmeler de tapunun beyanlar sütununa işaretlenebilir.
Birbirinden farklı konularda beyanlar sütununa yapılan kayıtların bazıları, üçüncü kişilerin iyiniyetini bertaraf etmeye yararken, bazıları ilgilisi yararına karine yaratır. Bazıları ise taşınmaza bağlı bir ayni hakkı ya da şahsi hakkı, bazı beyanlar da kamu hukukundan kaynaklanan kısıtlamaları açıklar. Bir diğer anlatımla, beyanın niteliğine göre beyana bağlanan sonuç değişmektedir (Oğuzman-Seliçi, Eşya Hukuku, İstanbul 2004, s.204).
Somut olayda, dava konusu taşınmaz 21.04.1960 tarihinde yapılan tapulama çalışmaları sırasında Hazine adına tespit edilmiş, tutanağın beyanlar sütununa terkinine istenen belirtme yazılmıştır. Daha sonra taşınmaz davacılara satılmıştır. Davacılar taşınmaz üzerine bina yaptıklarını, Kandiye mübadili Ali’nin mirasçılarının taşınmazda zilyetliklerinin bulunmadığını ileri sürerek terkin istemektedirler. Yukarıda da belirtildiği gibi dava konusu taşınmaz üzerindeki Kandiye mübadillerinden Ali’nin mirasçılarının kullanımlarının olduğu şeklindeki kayıt ilgilileri açısından hakkın varlığına karine oluşturmaktadır. Bu durumda terkin davası hak sahiplerine karşı yöneltilmelidir. Mahkemece davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddi gerekirken işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 02.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.