YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12228
KARAR NO : 2011/14351
KARAR TARİHİ : 25.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.08.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma-müdahalenin meni istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 08.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın öncesinin mera olduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesi, tapu kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılmasını istemiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili ve davalı temyiz etmiştir.
Davalı …’ya dava dilekçesi ve duruşma günü Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Bu madde uyarınca işlem yapılabilmesi muhatabın gösterdiği adrese karar merciinde (yargı organınca) tebliğ yapılması, sonradan vaki adres değişikliğinin tebliğ yaptıran kaza merciine bildirilmemesi durumunda olanaklıdır.
Somut olayda davalı …’ya dava dilekçesinde bildirilen adrese dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğe çıkarılmış ancak muhtarın köyden ayrıldığına ilişkin beyanı ile bila ikmal iade edilmiştir. Bunun üzerine davacı Hazine tarafından davalının adresi kayıt sistemindeki adresi mahkemeye bildirilmiş ve mahkemece bu bildirilen adrese tebligat çıkarılmış ancak bu adreste ikamet eden … ‘ın adresin kendisine ait olduğunu, ismi geçen … ‘yu tanımadığını beyan etmesi nedeniyle gene bila ikmal
mahkemeye iade edilmiştir. Bunun üzerine mahkemece kayıt sistemindeki bir başkasının ikamet ettiği adrese bu sefer Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılmasına karar verilmiş ve duruşma günü ile dava dilekçesi imzadan imtina eden komşusu … haberdar edilmek suretiyle Tebligat Kanununun 35. maddesine göre 16.02.2011 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Ancak, Tebligat Tüzüğünün 55. maddesi Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapılan tebligat evrakının bir nüshasının mahkeme divanhanesine asılacağını düzenlemiştir. Dosya içinde böyle bir tutanak mevcut değildir. Bu durumda davalının usulüne uygun biçimde duruşmalara davet edildiğini söylemeye olanak yoktur. Mahkemece davalı 6100 sayılı HMK’nun 27. maddesi uyarınca usulüne uygun biçimde mahkemeye davet edilmeden ve adı geçen davalıya savunma hakkı tanınmaksızın duruşmaya devam edilerek esas hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 25.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.