Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/12237 E. 2011/16185 K. 27.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12237
KARAR NO : 2011/16185
KARAR TARİHİ : 27.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.05.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı Hazine; Ardıçlı köyü, 1131 parsel numaralı meraya davalının yol açmak suretiyle elattığını belirterek haksız elatmanın önlenmesini istemiştir.
Davalı şirket, madencilik faaliyetleri nedeniyle dava konusu mera parselinden ulaşımını sağladığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle “madencilik faaliyeti” ve “altyapı tesisi” kavramları üzerinde durulması gerekmektedir.
21.06.2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliğinin 4. maddesine göre, madencilik faaliyetleri “Madenlerin aranması, üretilmesi, sevkiatı ve atıkların bertarafı ile ilgili tüm faaliyetler ve bu üretime yönelik tesislerin yapılması”, yine aynı maddede altyapı tesisi “Madencilik faaliyetleri için gerekli ve rezervin ömrü ile sınırlı olan yol, su, haberleşme, enerji hattı, trafo, şantiye binası, yemekhane, atölye gibi geçici yapı ve binalar” olarak tanımlanmıştır. Görüldüğü üzere madenlerin “sevkiyatı” madencilik faaliyeti, madencilik faaliyetleri için gerekli ve rezervin ömrü ile sınırlı olan “yol”da altyapı tesisidir.

4342 sayılı Mera Kanununun “Tahsis Amacının Değiştirilmesi” başlıklı 14. maddesine paralel olarak yapılan ve 21.06.2005 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliğinin 40. maddesinde, 21.04.2007 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 19. maddesi ile getirilen düzenleme ile “Arama faaliyetleri sonunda rezervi belirlenen madenlerin üretim ve üretime yönelik tüm faaliyetlerin yapılacağı alanların tahsis amacı; Bakanlığın, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İl Müdürlüğüne yapacağı başvuruyu müteakip, mera komisyonunun ve defterdarlığın uygun görüşü üzerine, valilikçe değiştirilebilir ve söz konusu yerlerin hazine veya ait olduğu vakıf adına tescili yapılır.” denilmektedir.
Aynı yönetmeliğin “Mera Alanlarında Yolların Kullanılması” başlıklı 47. maddesinin ikinci fıkrasında ise “Madencilik faaliyetleri için ruhsat alanı dışında yapılması zorunlu olan yolların mera alanlarından geçmesi durumunda, mera tahsis değişikliği yapılarak yol yapılmasına izin verilir.” hükmünü taşımaktadır.
Diğer taraftan, yönetmeliğin “Faaliyetlerin Denetimi” başlıklı 90. madde hükmüne göre de, yönetmelik kapsamında izin verilmiş alanlardaki madencilik faaliyetlerini ilgili bakanlık ve diğer kamu kurum ve kuruluşları kendi mevzuatı kapsamında denetleyebilir. Yapılan bu denetlemelerde, maden ruhsat alanlarında bu yönetmelik esaslarına uygun çalışılmadığının tespiti halinde, ilgili bakanlık ya da kamu kurum ve kuruluşu tarafından bu yönetmelik çerçevesinde yapılacak işlemler genel müdürlüğe bildirilir. Yönetmeliğe aykırı faaliyetin bulunduğunun tespiti halinde önlemler alınıncaya kadar genel müdürlük tarafından bu alanda madencilik faaliyetleri durdurulur.
İlgili yasa ve yönetmeliklere ilişkin bu açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Çekişme konusu 1131 parsel numaralı taşınmazın mera olduğu hususu tartışmasızdır.
Davalı şirketin, dosya içerisinde bulunan Malas Köyü, AR:72604, AR:72887, AR:72603 sayılı maden arama ruhsatı ve ayrıca Ardıçlı Köyü, İR:8363 sayılı maden işletme ruhsatı ve ruhsat numarası 73136 olan işletme izni bulunduğu görülmektedir.
Konya İl Tarım Müdürlüğünün, davalı şirkete hitaben yazdığı 28.02.2008 tarihli yazıda ise özetle, Maden İşleri Genel Müdürlüğünün Ardıçlı Köyü sınırları içinde ÖNİR:50111 sayılı mermer (kalker) sahası içerİsinde bulunan mera vasıflı taşınmazın tahsis amacının değiştirilerek Hazine adına tescil edilmesi talebi, İl Mera Komisyonunun 26.10.2007 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 1131 no’lu parselde kayıtlı mera vasıflı taşınmazın 42.176,99

m2’lik kısmının tahsis amacının değiştirilmesinin uygun olduğuna karar verilmiştir” denildiği görülmektedir.
Mahkemece 26.05.2006 tarihinde yapılan keşif sonrası sunulan bilirkişi raporlarından, davalı şirketin 1131 mera parseli dışında maden üretimi faaliyetlerinde bulunduğu ve ulaşımını da mera parseli içindeki 15.750 m2’lik kısımdan sağladığı anlaşılmakta ise de; davalının madencilik faaliyetlerinin Maden İşleri Genel Müdürlüğünden alınan ruhsat ve izne dayalı olarak yapıp yapmadığı ve faaliyetlerin hangi ruhsat kapsamında yapıldığı saptanmamıştır. Bu husus dışında az yukarıda belirtilen İl Tarım Müdürlüğü yazısına göre, 1131 mera parselinin 42.176,99 m2’lik kısmının tahsis amacının değiştirilmesine ilişkin kararın sonucu ve bu karara konu taşınmaz kısmının krokisi getirtilip mahallinde uygulanmadan hüküm tesis edilmiştir.
Bütün bu anlatılanlardan sonra mahkemece yapılması gereken iş; Maden İşleri Genel Müdürlüğünden davalı tarafından alınan ve halen yürürlükte bulunan ruhsatlar ile 1131 mera parseli ile ilgili mera tahsis değişikliğine ilişkin İl Mera Komisyonunun 26.10.2007 tarihli karar ve krokisi istenmeli, mahallinde yeniden uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılarak, davalının madencilik faaliyetlerini Maden İşleri Genel Müdürlüğünden alınan ruhsat ve izne dayalı olarak yapıp yapmadığı ve faaliyetlerin hangi ruhsat kapsamında yapıldığını saptanmalıdır.
Maden işletme ruhsat ve izni geçerliliğini koruduğu sürece ruhsat sahibine maden sahasında madencilik faaliyetlerinde bulunma ve yararlanma hakkı verir. Davalının madencilik faaliyetleri Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından verilen ruhsat veya izin alanı içinde yapılmakta ve ancak 1131 mera parselinde mera tahsis değişikliği yapılmadıysa ilgili yönetmeliğin 90. maddesinin hükmüne göre maden ruhsat alanlarında bu yönetmelik esaslarına uygun çalışılmadığının tespiti halinde, Maden İşleri Genel Müdürlüğe tarafından bu alanda madencilik faaliyetleri durdurulacağından ve bunun sonucu ruhsat iptal edilmeden herhangi bir işlem yapılamayacağından, davanın reddine karar verilmelidir .
Madencilik faaliyetleri ruhsat veya izin alanı dışında yapılmakla beraber ilgili yönetmeliğin 47. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1131 parselde yol olarak kullanılan kısmında mera tahsis değişikliği yapılmış ise yine davanın reddine karar verilmelidir.
Madencilik faaliyetleri Maden İşleri Genel Müdürlüğünden alınan işletme ruhsat veya izin alanı dışında yapılmaktaysa ve 1131 parselde mera tahsis değişikliği de yapılmamış ise dava şimdiki gibi kabul edilmelidir.
Eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 27.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.