YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12260
KARAR NO : 2011/14721
KARAR TARİHİ : 01.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.03.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü
K A R A R
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalı, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde tescil işlemlerinin sonuçlanmadığını, nazım imar planının mevcut olduğunu, planda bölgenin kentsel yenileme alanı ilan edildiğini, tapu verme işlemlerinin yapılamayacağını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için;
-Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması,
-Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasanın 18.maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması,
-İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması,
-Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması,
-Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması,
-Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması.
-İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 18/b-c maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir,
-Mahkemece, yukarıda belirtilen koşullar doğrultusunda yapılacak inceleme sonucunda, tescil isteğinin kabulü için yasal koşulların oluştuğu kabul edildiği takdirde, 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 10/C-2 maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının (DOP) davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimden sonra kalan miktarın tesciline karar verilmelidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacıya davalı belediye adına kayıtlı Gülsuyu mahallesi 2992 ada 10 parsel sayılı taşınmazdaki gecekondusu nedeniyle tapu tahsis belgesi verildiğini, davacının tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davalı idarenini haklı bir gerekçe olmaksızın tapuyu devretmediğini belirterek iptal ve tescil istemiştir.
Maltepe Belediye Başkanlığının davacının dilekçe ile başvurusu üzerine vermiş olduğu 26.01.2009 tarihli 1601 sayılı cevabi yazısında bu aşamada 16.04.2005 TT’li 1/5000 ölçekli E-5 Kuzey Nazım İmar Planında söz konusu 10 sayılı parselin de içerisinde bulunduğu bölgenin kentsel yenileme alanı olarak ilan edildiği ve ıslah imar planlarının yürürlükten kaldırıldığı, dolayısıyla kentsel yenileme alanı ile ilgili yeni uygulama imar planları yapılıncaya kadar bölgede tapu devir işlemlerinin yapılamayacağının bildirildiği görülmüştür.
Dairemizin yukarıda belirtilen ilkeleri doğrultusunda davacıya dayanmakta olduğu tapu tahsis belgesi gereğince gecekondusunun üzerinde
bulunduğu taşınmaz bölümünün tescil edilebilmesi için tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasanın 18.maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması zorunludur. Belediye Başkanlığı yazısından davacının gecekondusunun üzerinde bulunduğu taşınmazında dahil olduğu bölgenin kentsel yenileme alanı olarak ilan edildiği ve ıslah imar planlarının yürürlükten kaldırıldığı, halen davacının gecekondusunun bulunduğu taşınmazın davacı adına tescil edilebilmesi veya davacıya pay tesciline karar verilebilmesi için müstakil bir imar parseli haline gelmediği anlaşıldığından davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 01.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar veriBaşkan