Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/1320 E. 2011/1651 K. 14.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1320
KARAR NO : 2011/1651
KARAR TARİHİ : 14.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.10.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, davalıların murisi ile davalı Aslan Genç arasında 27.03.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme uyarınca davalı yüklenicinin 3820 ada 3 sayılı parsel üzerine yapacağı binadaki bazı bağımsız bölümlere ilişkin şahsi hakkını kendilerine temlik ettiğini, yapılan temlik işlemi sebebiyle bağımsız bölümlerin adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı yüklenici …, davaya yanıt vermemiş, arsa sahibi mirasçıları diğer davalılar binada eksiklikler bulunduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı arsa sahipleri temyiz etmiştir.
Eser sözleşmelerinde, eserin teslimi demek; meydana getirilen eserin sözleşmesine, iş sahibinin beklentisine, fen ve sanat kurallarına uygun bir şekilde ifa olarak iş sahibine arzedilmesi demektir. Aksi takdirde borç, ifa edilmiş sayılmaz. Somut olayda, davalı arsa sahipleri eserin sözleşmesine ve fennine uygun imal edilmediğini, bu yüzden yüklenici aleyhine Türk Ceza Kanununun 184.maddesine aykırı davranması sebebiyle kamu davası açıldığını, eser yasalara uygun teslim edilmediğinden dolayı da, ne yüklenicinin ne de onun temlik işleminde bulunduğu davacı üçüncü kişilerin bu işleme dayanarak alacak (ifa) talebinde bulunamayacaklarını savunmuştur.
Gerçekten, incelenen Kahramanmaraş 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/633 Esas sayılı dosyasında yüklenici … aleyhine kamu davası açıldığı, yüklenicinin tasdikli inşaat projesine aykırı davranması sebebiyle cezalandırıldığı görülmektedir.
Borçlar Kanununun 53.maddesi uyarınca, ceza hakiminin oluşa ilişkin mahkumiyet kararı hukuk hakimini de bağlar. Ne var ki, eldeki davada yaptırılan bilirkişi incelemesinde bilirkişiler, eserin %100 fiziki oranda tamamlandığını saptamış, ancak ceza mahkemesindeki bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkartılan vakıaları değerlendirmemiştir.
Bu durumda mahkemece, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararına dayanak yapılan bilirkişi raporunda ortaya konan vakıalar değerlendirilmeli, imara aykırılıkların tadilat projesi yapılarak giderilip giderilemeyeceği, gerekirse belediyeyle yazışma yapılarak saptanmalı, giderilecek nitelikte ise yükleniciye uygun bir süre verilerek giderilmesi sağlanmalı, borcun ifa edilebilir olduğu tespit edilirse, dava şimdiki gibi kabul edilmeli, aksi halde borç ifa edilmemiş sayılacağından reddolunmalıdır.
Eksik inceleme ve araştırmayla, özellikle ceza mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi gözden kaçırılarak, dava yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 14.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.