Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/13366 E. 2011/14963 K. 06.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13366
KARAR NO : 2011/14963
KARAR TARİHİ : 06.12.2011

MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.04.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 28.06.2011 günü mürafaa icrasından sonra dosyada görülen eksiklik nedeniyle evrak mahalline iade edilmiştir. Anılan eksikliğin giderilmesinden sonra dosya tekrar Dairemize gönderilmiş olmakla, içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı, davalı … Ltd. Şti. ile 30.09.2006 tarihinde düzenledikleri taşınmaz satış vaadi ve borçlanma sözleşmesi uyarınca 1 parsel sayılı taşınmazda (D) blok 2 numaralı bağımsız bölümün satın alındığını, daha sonra anılan taşınmazı 1 parsel sayılı taşınmazdaki (B) blok 1 numaralı bağımsız bölüm ile değiştirme istemi üzerine davalı … Ltd. Şirketince 16.01.2009 tarihli form düzenlendiğini, bu talebini davalı Emlak A.Ş.’ye 23.01.2009 günlü dilekçe ile bildirilip bakiye bedelin ödendiğini ileri sürerek, (B) blok 1 numaralı bağımsız bölümün adına tescilini istemiştir.
Davalı … Ltd. Şti. tapu maliki olmadığından kendisine husumet yönetilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiş; davalı Emlak A.Ş., ise, davalı … Ltd.Şti. sözleşme uyarınca üretilen konutların pazarlama, satış, teslim, işlerini Emlak A.Ş. adına yaptığını, davacının iki taşınmaz arasındaki fark bedeli 74.800TL ödemediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı Emlak A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dava, kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Bir sözleşme ahlaka, kamu düzenine ve yasaya aykırı hükümler taşımaması halinde tarafları bağlar. Sözleşme geçerliliğini koruduğu sürece taraflar sözleşme hükümlerini bilmediğini ileri süremez.
Somut olayda, davalı yüklenici … Ltd.Şti. ile davalı işveren Emlak A.Ş. arasında 22.12.2005 günü noterde hasılat paylaşımlı konut yapım sözleşmesi yapılmıştır. Bu sözleşmenin (8.1.) maddesinde, bağımsız bölümlere ait satış sözleşmesinin yüklenici ile alıcılar arasında yapılıp, Emlak A.Ş. tarafından onaylandıktan sonra geçerlilik kazanacağı düzenlenmiştir. Yine anılan sözleşmenin (5.3.) ve (8.5.) maddeleri uyarınca da, taşınmazların değerinin yüklenici tarafından belirlendikten sonra Emlak A.Ş. onayı ile geçerlilik kazanacağı hükme bağlanmıştır. Davacı ile davalı … Ltd.Şti arasındaki 30.09.2006 tarihli adi yazılı sözleşme gereği davacıya 25696 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki (D) blok 2 numaralı bağımsız bölüm satılmıştır. Bu sözleşmenin (2.11.) maddesinde taşınmaz satış bedelinin Emlak A.Ş. hesabına yatırılacağı belirtilmiştir.
İki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde taraflar birbirine karşı hem alacaklı hem de borçludurlar. Bu tür sözleşmelerde, akdin ifasını isteyen taraf kendi edimini yerine getirmesi koşuluyla karşı tarafın edimini yerine getirmesini isteyebilir. Borçlar Kanunu’nun mütekabil taahhüdatı ihtiva eden akitte, ifanın tarzı başlıklı 81. maddesi “Mütekabil taahhütleri muhtevi olan bir akdin ifasını talep eden kimse, akdin şartlarına ve mahiyetine nazaran bir ecelden istifade hakkını haiz olmadıkça kendi borcunu ifa etmiş veya ifasını teklif eylemiş olmak lazımdır” hükmünü taşımaktadır. Eldeki davada, davacı isteminin dayanağı 16.01.2009 tarihli “Müşteri Bilgi Formu” başlıklı belgedir. Bu belge ve 03.03.2010 tarihli Emlak A.Ş. yazıda dava konusu taşınmaz bedeli 361.800TL olarak belirtilmiştir. Emlak A.Ş. 03.03.2010 tarihli yazısında ayrıca, davacıya daha öncesinde satılan taşınmaz 220.000TL olarak kabul edilip, 26.01.2009 günü 27.000TL; 17.02.2009 tarihinde de 40.000TL olmak üzere davacının toplam 287.000TL ödemede bulunduğu belirtilip, bakiye 74.800TL ödenmesi istenmiştir. Davacı dava konusu taşınmazın bedelinin tamamının ödendiğini savunmuş ise de, 30.09.2006 tarihli sözleşmenin (2.11.) maddesine uygun biçimde ödenen 27.000TL ve 40.000TL bedellerin ödeme makbuzları sunulmuş, başka bir ödeme belgesi sunulmamıştır. Ayrıca, davacının 30.09.2006 tarihli sözleşme ile edindiği (D) blok 2 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının da davalı Emlak A.Ş. devredilip devredilmediği de araştırılmamıştır.
Davacının tescil isteminin kabulü için BK’nun 81. maddesi uyarınca edimlerini yerine getirmiş olması gerekir. Bu nedenle, davacının edimlerini tam

olarak yerine getirip getirmediği araştırılmalı edimlerini yerine getirdiği kanıtlandığında davanın kabulüne, aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan hususlar bir yana bırakılarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Emlak A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 825,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 06.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.