Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/13403 E. 2011/15493 K. 14.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13403
KARAR NO : 2011/15493
KARAR TARİHİ : 14.12.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.06.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.07.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı, 198 parsel sayılı taşınmazlarının genel yola bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek, davalılara ait taşınmazlar üzerinden geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, 198 parsel sayılı taşınmazın yararına, 822 parsel sayılı taşınmaz üzerinden fen bilirkişi raporunda “g, ı, i” harfleri ile işaretlenen “7.” seçenek olarak gösterilen yerden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş, hükmü davalı … temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.

Uygun güzergah saptanırken, aleyhine geçit kurulan taşınmazın kullanım bütünlüğü bozulmamalıdır. Taşınmazın kullanım bütünlüğünün bozulmasının zorunlu olduğu hallerde bu husus gerekçelendirilerek geçit hakkı tesisi edilmelidir.
Davacı tarafından geçit hakkı tesis edilmesi için açılan Gümüşhacıköy Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/172-314 sayılı dosyasında 198 parsel sayılı taşınmaz lehine, 822 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 27m2’lik kısmından geçit tesis edildiği ve kararın onanarak kesinleştiği, ancak kararın infaz edilmesi için Kadastro Müdürlüğü’ne başvurulduğunda “.. hükümde geçit kurulacak kısım 27m2 olarak gösterilmiş ise de bu kısmın 17.80m2 olarak hesap edildiğinden infazının mümkün olmadığı…” gerekçesiyle isteminin reddedilmesi üzerine eldeki dava açılmıştır.
Yararına geçit hakkı kurulması istenilen taşınmazın genel yol ile bağlantısının bulunmadığı sabittir. Mahkemece yapılan keşif sonunda düzenlenen bilirkişi raporuna göre 198 sayılı parselin yararına 11.11.2010 tarihli fen bilirkişi raporu ve ekindeki krokide “g, ı, i” harfleri ile gösterilen “7.” seçenekten geçit kurulmasına karar verilmiş ise de bu geçit güzergahı üzerinden kurulan geçitin taşınmazın ekonomik kullanım bütünlüğünü bozduğu için bu şekilde geçit kurulması Dairemizin yerleşik ilkelerine aykırıdır.
Mahkemece dosya üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle ya da gerekirse yeniden keşif yapılarak ve ek rapor düzenlettirilerek 822 sayılı parselin Sulh hukuk Mahkemesi’nin 2006/172-314 sayılı kararı ile geçit kurulan kısmı dahil olmak üzere kuzeydeki yola ulaşacak tüm seçenekler yeniden değerlendirilip, taşınmazların ekonomik kullanım bütünlüğünü bozmayacak şekilde geçit yerleri belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, açıklanan nedenle hükmün bozulması gerekmiştir..
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 14.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.