Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/1385 E. 2011/2734 K. 07.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1385
KARAR NO : 2011/2734
KARAR TARİHİ : 07.03.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 25.05.2010 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı, murisi annesinin paylı malik olduğu 4 parsel sayılı taşınmazda “… kızı …” yazılı kimlik bilgilerinin nüfus kaydına uygun olarak “… kızı … …” şeklinde düzeltilmesini istemiştir.
Davalı idare, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, zabıta araştırması ve duruşmada dinlenen şahit beyanlarına itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu 146 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 393/2400 paylı maliki … kızı …’in hissesinin topluluştırma nedeniyle Somak Köyü, 330 sayılı parselden geldiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda gerek davacının köyünde gerekse Somak Köyünde “… kızı ….” isimli kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka bir kişinin bulunup bulunmadığı nüfus müdürlüğünden sorulup araştırılarak davacının murisi ile kayıt malikinin aynı şahıs olup olmadığı hususu kesin olarak tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.