Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/14199 E. 2011/15854 K. 21.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14199
KARAR NO : 2011/15854
KARAR TARİHİ : 21.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.02.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, Emin İpek vasisi olduğunu, daha önceden vasisi olan … tarafından ortak murislerinden kalan taşınır ve taşınmazların satışı sonucu elde edilen gelirle 10 sayılı parseli birlikte kazandıkları halde, tapunun davalı adına çıkartıldığını, tapunun iptali ile 1/2 payın davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Davadaki istem, vasilik görevinin kötüye kullanılması suretiyle kazanılan çekişme konusu 10 sayılı parselin davalı adına olan kaydın iptali ile 1/2 payının adına tesciline ilişkindir. Gerçekten vasinin, vesayet altına alınanın yararına hareket etmesi ve onu zararlandırıcı her türlü davranıştan kaçınması başta gelen görevidir.
Davalı vekili, 21.12.2010 tarihli oturumda tutanağa geçirilen beyanında ortak muristen kalan taşınmazın 2005 yılında satıldığını, 20.000,00 TL gelir elde edildiğini, vesayet altına alınanın payına düşen 10.000,00 TL’yi davalıya borç verdiğini kabul etmiştir. Öte yandan, dinlenen tanık sözlerinden de dava konusu taşınmazın muristen kalan taşınmazların satımından elde edilen gelirle kazanıldığı ve bunun 1/2 payının davacıya ait olacağı anlaşılmaktadır.

Yapılan bu saptamalara göre, vasi olan davalının vesayet altına alınanın yararına hareket etmediği, onu zararlandırdığı açıktır. Vesayet görevinin kötüye kullanılarak kazanılan taşınmazın davalı adına olan 1/2 payın tescili yolsuz tescil sayılacağından bunun vesayet altına alınana iadesi, dolayısıyla davanın kabulü gerekirken yazılı bazı gerekçelerle dava reddolunduğundan, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 21.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.