Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/1423 E. 2011/2698 K. 07.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1423
KARAR NO : 2011/2698
KARAR TARİHİ : 07.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 28.09.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarında isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş,
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Dava konusu taşınmazların kadastro tespiti sırasında 20 yılı aşkın bir zamandan beri çekişmesiz ve aralıksız malik sıfatı ile zilyet ve tasarruflarında iken diğer paydaşlar yanında Şabanözü ilçesi, … Köyü C.13, S.13’ te nüfusa kayıtlı, 01.07.1931 doğumlu, T.C. … kimlik numaralı, … oğlu, … adına da (1/2, 1/4 gibi) paylı olarak tespit ve tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı, (Hasan oğlu, 1973 doğumlu) …, dava dilekçesinde ve duruşmadaki imzalı beyanında; dava konusu taşınmazlarda paylı malik olarak görünen …’nun babaları olduğunu, tapu kayıtlarının malik hanesinde … olarak yazılan soyadının … şeklinde düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, aynı zamanda kadastro tutanaklarında imzaları bulunan davacı tanıklarından … ile tanık …’nun beyanlarına itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiş; davalı … hükmü temyiz etmiştir.
Kadastro sırasında adına pay tescil edilen “… oğlu, …” isimli şahıs; Şabanözü ilçesi, … Köyü C.13, S.13’ te nüfusa kayıtlı, 01.07.1931 doğumlu ve T.C. … kimlik numaralıdır. Mahkemece, “… oğlu, …” isimli bu şahsın diğer paylı malikler … çocukları …, … ve …’ın kardeşi … ve … oğlu 01.01.1940 doğumlu, 23.10 2007 de ölen … olduğu kabul edilerek soyadının düzeltilmesine karar verilmiş ise de bu konuda yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
Kadastro sırasında adına pay tescil edilen “… oğlu, …” isimli şahıs; Şabanözü ilçesi, … Köyü C.13, S.13’ te nüfusa kayıtlı, 01.07.1931 doğumlu ve T.C. … kimlik numaralıdır. … ve … oğlu 01.01.1940 doğumlu, 23.10 2007 de ölen … ise, aynı köy C. 13 Hane 5’te nüfusa kayıtlı olduğu gibi 01.01. 1940 doğumlu
ve T.C. … kimlik numaralıdır. Bu çelişki giderilmeden tapuda malik görünen “… oğlu, …” ile davacının murisi ve babası “… oğlu …”nın aynı şahıs olduğunun kabulü mümkün değildir. Bu konuda mahkemece de herhangi bir araştırmanın yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Tapu kayıtlarında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davalarında amaç, tapu kayıt maliklerinin kimlik bilgilerinin nüfus kayıtları ile uyumlu hale getirilmesi olduğuna göre mahkemece yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda öncelikle nüfus müdürlüğünden tapuda malik görünen ve kadastro tutanaklarındaki bilgilere göre Şabanözü ilçesi, … Köyü C.13, S.13’ te nüfusa kayıtlı, 01.07.1931 doğumlu, T.C. … kimlik numaralı, … oğlu, … ile davacınn murisi ve babası … ve … oğlu, 01.01.1940 doğumlu, 23.10 2007 de ölen aynı köy C. 13, Hane 5’te nüfusa kayıtlı 01.01. 1940 doğumlu ve T.C. … kimlik numaralı …’nın aynı şahıslar olup olmadığı sorulup araştırılmalı, herhangi bir tereddüte meydan verilmeyecek şekilde kesin olarak tespit edilmelidir. Aynı şahıs oldukları anlaşıldığı takdirde diğer deliller de değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Aynı şahıslar olmadıkları takdirde ise davanın reddine karar verilmelidir.
Mahkemece, eksik araştırma ve inceleme sonucunda, orta yerde resmi belgeler olmasına rağmen birbirinden farklı nüfus kayıtları arasındaki çelişki giderilmeksizin sadece tanık beyanlarına itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.